Perşembe 29 Ekim 202618°CGümülcine

Image

Savunma Bakanı Dendias: “Birinci ve Temel Tehdit Türkiye”

Parlamento’da 2026 bütçesi görüşülürken konuşan Dendias, savunma harcamalarını “hayatta kalma yatırımı” olarak tanımladı, yeni savaş doktrini için 2030’u işaret etti.

Savunma Bakanı Nikos Dendias, Parlamento Genel Kurulu’nda 2026 Mali Yılı Devlet Bütçesi görüşmeleri kapsamında yaptığı konuşmada ana gündem maddesini yine Türkiye oluşturdu. Ankara’dan duyulan endişeyi açık bir dille dile getiren Dendias, Türkiye’yi Yunanistan için “birinci ve temel tehdit” olarak nitelendirdi.

Savunma harcamalarına yönelik eleştirilere yanıt veren Dendias, bu tartışmaların muhasebe kalemleri üzerinden yapılamayacağını belirterek, “Silahlanma bir masraf değil, hayatta kalmaya yapılan bir yatırımdır” dedi. Yunanistan’a yönelik tehdidin teorik olmadığını öne süren Dendias, bu tehdidin açık şekilde Türkiye’den kaynaklandığını savundu.

Savunma harcamalarında büyük fark

Parlamentodaki konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayisinde yerli ve milli projelere yaklaşık 28,7 milyar avro ayırdığını ifade eden Dendias, Yunanistan’ın ise Türkiye kaynaklı tehdit karşısında 6–7 milyar avroluk bir bütçeyle denge kurmaya çalıştığını söyledi. Bu tabloyu “gerçek ve ciddi bir tehdit” olarak değerlendiren Dendias, caydırıcılığın iyi niyet çağrılarıyla değil, teknoloji, hazırlık ve stratejik planlamayla sağlanabileceğini vurguladı.

“Bu başka tehditlerin olmadığı anlamına gelmez” diyen Dendias, “Ancak açıkça dile getirilmiş bir savaş tehdidi varken diğer tüm riskler ikinci planda kalır” ifadelerini kullandı.

“Savunma harcamaları muhasebe hesabı değildir”

Dendias, sınırların zorla değiştirildiği, uluslararası kuralların sorgulandığı ve kolektif güvenlik anlayışının zayıfladığı bir dönemden geçildiğini savundu. Yunanistan’ın yalnızca kendi güvenliği için değil, Avrupa tercihleri doğrultusunda ortaya çıkan risk ve maliyetler için de sorumluluk üstlendiğini iddia eden Savunma Bakanı, ülkenin benzeri görülmemiş bir jeopolitik yeniden yapılanmaya yanıt vermek zorunda kaldığını söyledi.

2030 için yeni savaş doktrini

“2030 Gündemi”nin bir slogan değil, zorunlu bir zihniyet değişimi olduğunu vurgulayan Dendias, yeni savaş doktrininin; ordunun yeniden yapılandırılması, savunma kapasitesinin geliştirilmesi, yerli savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve insan kaynağına yatırım gibi başlıklara dayandığını belirtti.

“Personel, motivasyon ve toplumsal meşruiyet olmadan savunma olmaz” diyen Dendias, güvenliğin özgürlük, demokrasi ve sosyal uyumun ön koşulu olduğunu savunarak, savunma harcamalarını “özgürlüğün bedeli” olarak tanımladı.

NATO vurgusu ve “yüksek jeostratejik risk” uyarısı

Yunanistan’ın 1952’den bu yana NATO üyesi olduğunu hatırlatan Dendias, “Bir NATO üyesi için en büyük tehdidin yine bir NATO üyesi olan Türkiye’den gelmesi, içinde bulunduğumuz stratejik durumun ciddiyetini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yunan basınında yer alan haberlere göre Dendias, Atina’nın Rusya’ya karşı Avrupa askeri planlarında aktif rol almasının “yüksek jeostratejik risk” taşıdığı uyarısında da bulundu. “Tehdit Rusya değil, Türkiye’dir. Ancak savaşa girmeyeceğiz” diyen Dendias, bu durumun stratejik tutarsızlık yarattığını savundu.

ABD garantileri olmadan Yunanistan’ın açıkta kalabileceğini öne süren Dendias, Rusya’nın olası hedefi haline gelebileceklerini iddia ederken, Türkiye’nin hem NATO’da hem de Rusya ile ilişkilerinde “yararlı bir arabulucu” konumunda olduğunu söyledi.

Konuşmasının sonunda savunma harcamalarının “hayatta kalmak için yapılan ulusal bir yatırım” olduğunu yineleyen Dendias, caydırıcılığın müttefiklerle uyumdan ziyade bir öncelik meselesi olduğunu ifade etti.

Kaynak:Hürriyet