Perşembe 29 Ekim 202618°CGümülcine

Image

Batı Trakya Türkleri muhatap alınmak istiyor…

Batı Trakya Türk Azınlığı, yıllardır süren sorunların çözümü için devletinin Azınlıkla doğrudan diyalog kurmasını talep ediyor… İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa ve gazeteci Ozan Ahmetoğlu, kararların Azınlığın iradesi yok sayılarak alındığını vurguluyor.

Batı Trakya Türk Azınlığı, yıllardır devam eden sorunların çözümü için Yunan devletinin azınlıkla doğrudan diyalog kurmasını istiyor. İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa ile İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi Encümen Heyeti Başkanı gazeteci Ozan Ahmetoğlu, 29 Ocak 1988’de başlayan mücadelenin anlamını ve günümüze yansımalarını değerlendirdi.

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, 29 Ocak 1988’in Batı Trakya Türk Azınlığı açısından hak ve özgürlük mücadelesinde bir dönüm noktası olduğunu belirterek, 1980’li yıllarda azınlığın milli kimlikten mülkiyet haklarına kadar pek çok alanda ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Trampa, Türk isimli derneklerin kapatılması, azınlığa ait arazilerin istimlak edilmesi, vatandaşlıktan çıkarma uygulamaları ve Türk siyasetçilere verilen hapis cezalarının bu sürecin başlıca örnekleri olduğunu ifade etti.

29 Ocak 1990’da yaşanan ve Türk esnafın iş yerlerinin hedef alındığı saldırıların hafızalarda derin izler bıraktığını söyleyen Trampa, vakıflar, eğitim ve müftülük gibi temel meselelerin bugün de çözüme kavuşmadığını dile getirdi.

“Batı Trakya’nın iradesi yok sayılıyor”

Trampa, Yunan devletinin azınlıkla istişare etmeden aldığı kararların sorunları derinleştirdiğini belirterek, “Siz azınlık hakkında karar veriyorsunuz ama azınlıkla diyaloğa girmiyorsunuz. Anlaşmalar ne diyor, bu toplum ne istiyor? Gelin bunları konuşalım” dedi. Tayinle müftü atanmasının azınlık tarafından kabul edilmemesinin temelinde de bu yaklaşımın yattığını vurguladı.

“Biz buranın yabancısı değiliz”

Gazeteci Ozan Ahmetoğlu ise 29 Ocak 1988’de on binlerce Batı Trakyalı Türk’ün sokağa çıkmasının, birikmiş haksızlıklara karşı verilen toplumsal bir tepki olduğunu söyledi. Ahmetoğlu, 1980’li yıllarda azınlığın günlük yaşamda dahi ciddi bürokratik engellerle karşılaştığını belirterek, “Batı Trakya Türkleri basit vatandaşlık haklarından dahi mahrum bırakılmıştı” dedi.

Ahmetoğlu, Türk kelimesi taşıyan derneklerin kapatılmasının bu süreci hızlandırdığını ifade ederek, “Biz buranın yabancısı değiliz. Bu toprakların vatandaşıyız, insanıyız ve insan gibi yaşamak istiyoruz” diye konuştu.

“Bir güvenlik sorunu değil, zenginliğiz”

Ahmetoğlu, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın taleplerini; azınlık eğitiminin hak olarak görülmesi, müftülük konusunda istişare, ekonomik ve sosyal kalkınma programlarının hayata geçirilmesi ve milli kimliğin tanınması olarak sıraladı. Batı Trakya Türklerinin Yunanistan için bir tehdit olmadığını vurgulayan Ahmetoğlu, “Biz bir milli güvenlik sorunu değiliz. Aksine bu ülke için bir zenginlik ve rengiz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA