Perşembe 29 Ekim 202620°CGümülcine

  • Ana Sayfa
  • Anasayfa
  • ABTTF’den Atina’ya rapor tepkisi: “Dinî özerklik yok sayılıyor”
Image

ABTTF’den Atina’ya rapor tepkisi: “Dinî özerklik yok sayılıyor”

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı’nın yayımladığı 2024 tarihli rapora yazılı görüşle yanıt verdi. ABTTF, raporun Batı Trakya Türk toplumuna ilişkin eksik ve yanlı bilgiler içerdiğini belirterek, Yunanistan’ın uluslararası yükümlülüklerini ihlal ettiğini vurguladı.

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı tarafından yayımlanan “Yunanistan’da Dini Öneme Sahip Alanlarda Yaşanan Olaylar – 2024” başlıklı raporda Batı Trakya Türk toplumuna ilişkin yer alan ifadeler hakkında yazılı görüş hazırlayarak yetkili Yunan makamlarına iletti.

ABTTF görüşünde, uluslararası antlaşmalarla güvence altına alınmış dinî özerkliğe rağmen Batı Trakya Türk toplumunun din alanında ciddi sorunlar yaşamaya devam ettiğini belirtti. Federasyon, Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumunun dinî özgürlüklerinin ise devlet eliyle tamamen ortadan kaldırıldığına dikkat çekti.

“Rapor yanlı ve güvenilir değil”

ABTTF, söz konusu raporun Batı Trakya Türk toplumu ile Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumuna dair yüzeysel, eksik ve yanlış bilgiler içerdiğini belirterek, devletin resmi tezlerini tekrar eden yanlı bir yaklaşım sergilediğini kaydetti. Bu durumun raporun doğruluğunu ve güvenilirliğini temelden zedelediği ifade edildi.

Uluslararası antlaşmalar hatırlatıldı

Federasyon, Batı Trakya Türk toplumunun 1830 Protokolü, 1881 Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Barış Antlaşması ile dinî alanda özerk kılındığını vurguladı. Buna karşın Yunan devletinin Ortodoks Kilisesi ve Yahudi cemaatinin iç işleyişine müdahale etmezken, Türk toplumunun din işlerine doğrudan müdahale ettiğini belirten ABTTF, bunun açık bir antlaşma ihlali olduğunu dile getirdi.

“İkili müftülük yapısı dayatılıyor”

ABTTF, 1991 yılında çıkarılan yasa ile Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka’da müftülerin devlet tarafından atanmasının başlatıldığını hatırlattı. Bugün Batı Trakya’da, devletin atadığı ancak cemaatin tanımadığı müftüler ile cemaatin seçtiği müftülerin bulunduğu ikili bir yapının dayatıldığına dikkat çekildi.

Federasyon, Türk toplumunun başından beri karşı çıktığı 4964/2022 sayılı “Trakya’daki Müftülüklerin Modernleştirilmesi” yasası kapsamında Dimetoka’ya yeni müftü atanmasının, Türk toplumunun iradesinin bir kez daha yok sayılması anlamına geldiğini vurguladı.

Rodos ve İstanköy’de müftülük yok

ABTTF yazılı görüşünde, Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumunun dinî haklarının da ağır biçimde ihlal edildiğini belirtti. Adalarda müftülük makamının 1974’te müftünün vefatının ardından kapatıldığı, o tarihten bu yana Türk toplumunun dinî liderlerini belirleme hakkının ellerinden alındığı ve bugün hâlâ müftünün bulunmadığı ifade edildi.

Net talepler…

ABTTF, Batı Trakya Türk toplumunun dinî özerkliğinin iade edilmesini, özgür iradesiyle seçtiği müftülerin resmi dinî liderler olarak tanınmasını, 4115/2013 sayılı yasa, 52/2019 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve 4964/2022 sayılı yasanın iptal edilmesini talep etti. Federasyon ayrıca Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumunun dinî, kültürel ve eğitim haklarının eksiksiz şekilde geri verilmesi çağrısında bulundu.