Yunanistan’ın insan hakları sicili, Birleşmiş Milletler’in Evrensel Periyodik İnceleme (UPR) süreci kapsamında yeniden uluslararası değerlendirmeye taşınıyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından derlenen paydaş görüşlerinde azınlık dilleri ve haklarından göç politikasına, din özgürlüğünden cezaevleri ve insan ticaretiyle mücadeleye kadar geniş bir yelpazede Yunanistan’a yönelik eleştiri ve tavsiyeler yer alıyor.
Yunanistan, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bünyesindeki Evrensel Periyodik İnceleme mekanizmasında yeniden mercek altına alınıyor. Cenevre’de gerçekleştirilecek 53. UPR Çalışma Grubu oturumu öncesinde uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin sunduğu görüşler, ülkedeki insan hakları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Yunanca haberde aktarılan BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) paydaş özetinde 25 kuruluşun görüş ve tavsiyelerinin yer aldığı belirtiliyor. Bu görüşlerin bir bölümü Yunanistan’ın resmi politikalarıyla doğrudan görüş ayrılığı bulunan konulara ilişkin.
Azınlık dilleri yeniden gündemde!
Batı Trakya açısından dikkat çeken başlıklardan biri azınlık ve bölgesel dillerin korunması.
Haberde ELEN olarak belirtilen kuruluşun, Yunanistan’ın Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’nı onaylamasına yönelik tavsiyede bulunduğu aktarılıyor.
Avrupa Konseyi’nin güncel kayıtları, Yunanistan’ın söz konusu Şartı imzalamadığını ve onaylamadığını doğruluyor. Şart, taraf ülkelerde geleneksel olarak kullanılan bölgesel veya azınlık dillerinin korunması ve geliştirilmesini amaçlıyor.
Bu konu Atina’nın azınlıklar konusundaki resmi yaklaşımıyla da kesişiyor. Yunanistan, Lozan Antlaşması çerçevesinde Batı Trakya’daki azınlığı “Müslüman Azınlık” olarak tanımlarken, Türk etnik azınlık tanımlamasına ilişkin talepler uzun yıllardır ülkede siyasi ve hukukî tartışmalara konu oluyor.
Göç, din özgürlüğü ve hukuk devleti
Paydaşların gündeme taşıdığı konular bununla sınırlı değil. Sunulan görüşlerde göçmen ve sığınmacıların hakları, toplu sınır dışı uygulamaları, din ve inanç özgürlüğü, nefret suçları, cezaevlerindeki koşullar ve insan ticaretiyle mücadele gibi başlıklar da bulunuyor.
Yunanca kaynak, bazı tavsiyeleri Yunanistan’ın Anayasası ve ulusal politikalarıyla çatışan talepler olarak yorumluyor. Ancak bunların BM’nin Yunanistan hakkında verdiği hükümler değil, UPR sürecine katılan kuruluşların görüş ve tavsiyeleri olduğunu ayırmak gerekiyor.
UPR, ülkelerin insan hakları uygulamalarının belirli aralıklarla diğer BM üyesi devletler tarafından değerlendirildiği bir mekanizma; sivil toplum ve diğer paydaşların sunduğu raporlar da incelemede kullanılan bilgi kaynakları arasında bulunuyor.
Atina reformları öne çıkaracak!
Yunanistan tarafının ise son yıllarda gerçekleştirilen yasal ve kurumsal düzenlemeleri UPR sürecinde öne çıkarması bekleniyor.
Haberde özellikle ırkçılık ve hoşgörüsüzlükle mücadele, insan ticaretiyle mücadele birimlerinin güçlendirilmesi, cezaevi altyapısının iyileştirilmesi ve taşıyıcı anneliğe ilişkin yeni düzenlemeler Atina’nın yanıt vereceği alanlar arasında gösteriliyor.
Böylece Cenevre’deki inceleme, yalnızca Yunanistan’ın genel insan hakları tablosunu değil, azınlıklar ve azınlık dilleri konusunda yıllardır devam eden tartışmaları da yeniden uluslararası gündeme taşıyacak.
Avrupa Konseyi kayıtlarına göre Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı bugün Avrupa’nın geleneksel bölgesel ve azınlık dillerinin korunmasını amaçlayan temel uluslararası belgelerden biri olmayı sürdürüyor.
Kaynak: TA NEA

