Perşembe 29 Ekim 202618°CGümülcine

  • Ana Sayfa
  • Anasayfa
  • ABTTF’den Sert Çıkış: “Dimetoka’ya Atanan Müftü, Batı Trakya Türklerinin Dinî Özerkliğinin Gaspıdır”
Image

ABTTF’den Sert Çıkış: “Dimetoka’ya Atanan Müftü, Batı Trakya Türklerinin Dinî Özerkliğinin Gaspıdır”

Habipoğlu: “Lozan’a uygunluk iddiası külliyen yalan, devlet sadece bize müdahale ediyor”

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, Dimetoka Müftülüğüne yapılan yeni müftü atamasına sert tepki göstererek, söz konusu kararın Batı Trakya Türk toplumunun dini özerkliğini ve iradesini bir kez daha yok saydığını söyledi.

Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı’nın kararıyla yapılan atamaya ilişkin olarak Yunan basınında yer alan haberlerde, 4964/2022 sayılı yasa ile müftü belirleme sürecinin “şeffaf, liyakate dayalı ve katılımcı” bir çerçeveye kavuşturulduğu ileri sürülmüştü. Başbakan Kiryakos Miçotakis de haftalık değerlendirme mesajında, söz konusu yasal düzenlemenin ilk kez uygulandığını ve sürecin Anayasa, Lozan Antlaşması ve Avrupa hukuku ile uyumlu olduğunu iddia etmişti.

Danışma Kurulu’ndan net mesaj: “Bu bir idari işlem değil”

Öte yandan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK) Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, 26 Ocak 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, Dimetoka Müftülüğüne yapılan atamayı sert sözlerle eleştirdi. Trampa, müftü belirleme meselesinin basit bir idari tasarruf olarak görülemeyeceğini, bunun Batı Trakya Türk toplumunun uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış dinî temsilcisini seçme hakkı olduğunu vurguladı.

Yunan devletinden beklentilerinin çatışma değil diyalog, dayatma değil istişare olduğunu ifade eden Trampa, meselenin yalnızca dinî değil, açık bir demokrasi ve temsil sorunu olduğunun altını çizdi. Trampa, Batı Trakya Türklerinin kendi dinî liderini seçebilecek olgunluğa ve iradeye sahip olduğunu dile getirdi.

“Devlet sadece bize müdahale ediyor”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu ise, Yunanistan’daki diğer dinî cemaatlerle Batı Trakya Türk toplumuna yönelik uygulamalar arasındaki çifte standarda dikkat çekti.

Habipoğlu, “Ülkemizde hâkim din olan Yunan Ortodoks Kilisesi ile tanınmış din olan Yahudi cemaati, dinî açıdan özerk yapılardır ve iç işlerini devlet müdahalesi olmaksızın kendileri düzenlemektedir. Ülkedeki tüm tanınmış dinler özerk yapıdayken, devlet yalnızca Batı Trakya Türk toplumuna müdahale etmektedir” dedi.

“Lozan’a aykırı, dinî özerkliğin ihlali”

Habipoğlu açıklamasında, Batı Trakya Türk toplumuna dinî özerkliğin 1913 Atina Antlaşması ile tanındığını, 1923 Lozan Antlaşması ile ise bu hakkın garanti altına alındığını hatırlattı. Dimetoka’ya yapılan müftü atamasının Lozan Antlaşması ile uyumlu olduğu yönündeki iddiaları sert bir dille reddeden Habipoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Başbakan Miçotakis’in ve ana akım Yunan medyasının iddia ettiği gibi bu atamanın Lozan Antlaşması ile uyumlu olduğu söylemi külliyen yalandır. Yapılan bu atama, dinî özerkliğimizin açık ihlali ve toplumumuzun iradesinin tümüyle yok sayılmasıdır. Müftü belirlenmesi, antlaşmalarla garanti altına alınmış hakkımızın devlet tarafından gasp edilmesidir.”

Habipoğlu, Batı Trakya Türk toplumu olarak dinî özerkliğin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik girişimlere asla izin vermeyeceklerini vurgulayarak, mücadelenin hak, hukuk ve demokrasi temelinde süreceğini ifade etti.