Pazar 01 Kasım 202614°CGümülcine

  • Ana Sayfa
  • Anasayfa
  • Türkiye’den Miçotakis’e BM’de sert yanıt: “Uluslararası hukuk haritaya ve slogana indirgenemez!”
Image

Türkiye’den Miçotakis’e BM’de sert yanıt: “Uluslararası hukuk haritaya ve slogana indirgenemez!”

Başbakan Kiryakos Miçotakis’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde harita göstererek Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı hedef almasına Ankara’dan dikkat çekici bir cevap geldi! Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, “Bu Konsey bir deniz sınırlandırma mahkemesi değildir” diyerek Miçotakis’in iddialarına karşı çıktı. Yıldız, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de diyaloga hazır olduğunu ancak uluslararası hukukun tek taraflı yorumlanamayacağını vurguladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Başbakan Kiryakos Miçotakis’in Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasına yönelik eleştirilerine Türkiye’den yanıt geldi.

Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Miçotakis’in harita üzerinden dile getirdiği iddialara karşı çıkarak, deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıkların siyasi söylemlerle değil, uluslararası hukuk ve müzakereler yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtti.

Yıldız’ın özellikle “Bir harita bir iddiayı gösterebilir ancak onu yargılayamaz” sözleri, Miçotakis’in açıklamalarına verilen yanıtın en dikkat çekici bölümünü oluşturdu.

“Bu Konsey bir deniz sınırlandırma mahkemesi değildir!”

Miçotakis’in BMGK toplantısında Doğu Akdeniz haritası göstererek Türkiye-Libya anlaşmasını eleştirmesinin ardından söz alan Büyükelçi Ahmet Yıldız, Güvenlik Konseyi’nin deniz sınırlarını belirleyen bir yargı organı olmadığını hatırlattı.

Yıldız, Yunanistan Başbakanı’nın açıklamalarına şu sözlerle karşılık verdi:

“Bu Konsey bir deniz sınırlandırma mahkemesi değildir. Bir harita bir iddiayı gösterebilir ancak onu yargılayamaz.”

Türk Büyükelçi, iki egemen devlet arasında imzalanan anlaşmanın yalnızca üçüncü bir ülke tarafından kabul edilmemesi nedeniyle geçersiz sayılamayacağını vurguladı.

Türkiye ile Libya’nın uluslararası anlaşmalar yapma yetkisine sahip iki bağımsız devlet olduğunu belirten Yıldız, 2019 yılında imzalanan mutabakatın taraflar arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenlediğini söyledi.

“Üçüncü bir devletin itirazı anlaşmayı geçersiz kılmaz”

Büyükelçi Yıldız, Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nın 2019 yılından bu yana yürürlükte bulunduğunu vurguladı.

Anlaşmanın hukuki niteliğine ilişkin Yunanistan’ın itirazlarına karşı çıkan Yıldız, şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye ve Libya, her biri uluslararası anlaşmalar yapma hakkına sahip iki egemen devlettir. Bu egemen ayrıcalık, yalnızca üçüncü bir devletin sınırlandırmaya itiraz etmesi veya sonucuna katılmaması nedeniyle reddedilemez.”

Yıldız, söz konusu mutabakatın taraf olmayan ülkelerin haklarını belirlemediğini veya etkilemediğini savunarak, deniz yetki alanları konusundaki farklı görüşlerin diyalog ve adil sınırlandırma ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti.

Miçotakis’in “Coğrafya yeniden yazılamaz” sözlerine cevap

Daha önce haberleştirdiğimiz BMGK konuşmasında Başbakan Kiryakos Miçotakis, Türkiye-Libya anlaşmasının Yunan adalarını dikkate almadığını ileri sürmüş ve “Coğrafya yeniden yazılamaz” ifadelerini kullanmıştı.

Büyükelçi Ahmet Yıldız ise Miçotakis’in bu sözlerine doğrudan karşılık verdi.

Uluslararası yargı kararlarının, deniz yetki alanlarının belirlenmesinde her adaya her koşulda otomatik olarak tam etki tanınmasını gerektirmediğini savunan Yıldız, kıyıların coğrafi yapısının ve ilgili koşulların dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Türk Büyükelçi, açıklamasında şu sözlere yer verdi:

“Evet, coğrafya yeniden yazılamaz ancak uluslararası hukuk da bir haritaya veya slogana indirgenemez.”

Bu ifadeler, Türkiye’nin Miçotakis’in BMGK’deki açıklamalarına verdiği siyasi ve hukukî yanıtın en güçlü mesajlarından biri oldu.

Türkiye’den deniz hukuku vurgusu!

Ahmet Yıldız, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (UNCLOS) taraf olmadığını da hatırlattı.

Sözleşmenin deniz hukukunda önemli bir araç olduğunu kabul ettiklerini belirten Yıldız, bununla birlikte sözleşmenin tüm hükümlerinin taraf olmayan devletler açısından otomatik olarak bağlayıcı kabul edilemeyeceğini söyledi.

Türk Büyükelçi, deniz yetki alanlarına ilişkin uyuşmazlıklarda uluslararası hukukun ilgili ilkelerinin ve hakkaniyete uygun sınırlandırma anlayışının dikkate alınması gerektiği görüşünü dile getirdi.

“Ege ve Doğu Akdeniz’de çözümden yanayız”

Türkiye’nin Yunanistan ile yaşadığı deniz yetki alanları anlaşmazlıklarının müzakere yoluyla çözülmesini istediğini belirten Yıldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki açıklamalarını da hatırlattı.

Yıldız, Türkiye’nin yaklaşımını şu sözlerle aktardı:

“Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun olarak çözülmesini istiyoruz.”

Türkiye’nin yapıcı görüşmelere hazır olduğunu vurgulayan Büyükelçi, kapsamlı ve kalıcı bir çözümde Kıbrıs Türkleri’nin hak ve çıkarlarının da dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.

“Anlaşmazlıkları düşmanlığa dönüştürmeyelim”

Türkiye’nin deniz güvenliği alanındaki uluslararası işbirliğine de değinen Ahmet Yıldız, Bulgaristan ve Romanya ile yürütülen bölgesel çalışmaların yanı sıra Somali ve Lübnan’daki faaliyetleri örnek gösterdi.

Deniz güvenliğinin yalnızca askerî tedbirlerle değil, diplomasi ve karşılıklı anlayışla da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldız, çözüme kavuşturulmamış deniz sınırı meselelerinin düşmanlık gerekçesi olarak sunulmaması gerektiğini söyledi.

Türk Büyükelçi, konuşmasını şu mesajla tamamladı:

“Türkiye, eşitlik, karşılıklı saygı ve iyi komşuluk ilkeleriyle yönlendirilen anlamlı müzakerelere hazırdır.”

Böylece Türkiye, Miçotakis’in BMGK’de harita göstererek gündeme getirdiği deniz yetki alanları iddialarına karşı hem 2019 tarihli Libya anlaşmasını savundu hem de Ege ve Doğu Akdeniz’de sorunların müzakere yoluyla çözülmesi çağrısını yineledi…