Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 2–4 Aralık 2025 tarihlerinde Strazburg’da gerçekleştirdiği toplantıda, Batı Trakya Türk toplumunun örgütlenme özgürlüğünün Yunanistan tarafından ihlal edilmesine ilişkin Bekir Usta ve Diğerleri Dava Grubu’nu yeniden ele aldı.
Komite, 4 Aralık tarihli kararında, söz konusu davalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) İskeçe Türk Birliği, Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği ve Meriç İli Azınlık Gençleri Derneği hakkında verdiği ihlal kararlarının hâlâ uygulanmamış olmasını güçlü bir dille eleştirdi. Demokratik bir toplumda örgütlenme özgürlüğünün temel bir hak olduğunun altı çizildi.
AİHM kararlarının üzerinden yaklaşık 18 yıl geçmiş olmasına rağmen Yunan makamlarının derneklerin eski statülerine kavuşması için gerekli adımları hâlâ atmadığını belirten Komite, 2017’de yapılan yasal değişikliklere rağmen derneklerin yeniden açılma taleplerinin sonuçsuz bırakıldığını hatırlattı.

Komite ayrıca, 25 Eylül 2025’te kesinleşen Sağır ve Diğerleri kararını anımsatarak, AİHM’nin “ismin yanıltıcı olduğu” gerekçesiyle dernek tescilinin reddedilmesini haklı bulmadığını vurguladı. Bu bağlamda, dernek tarafından yapılacak yeni bir başvurunun yerel mahkemelerce hakkaniyetle değerlendirilmesi beklendiği ifade edildi.
Yunan makamlarının hazırladığı Uzmanlar Komitesi raporundaki tavsiyelerin incelenmesi sonrasında Medeni Kanun’da değişiklik hazırlığına gidilmesi “memnuniyetle karşılanan bir adım” olarak not edildi; ancak Komite, bu değişikliklerin gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Bakanlar Komitesi, dava grubundaki ilerlemeyi değerlendirmeye Haziran 2026 toplantısında devam edecek.
ABTTF: “Yaklaşık 18 yıldır mağduriyet devam ediyor”
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, Komitenin kararını değerlendirdiği açıklamasında şunları söyledi:

“Bekir Usta ve Diğerleri Dava Grubu’ndaki AİHM kararlarını siyasallaştıran ve uygulama niyeti göstermeyen ülkemiz Yunanistan süreci uzatmaya devam etmektedir. Medeni Kanun’da yapılacağı söylenen değişiklik de yine zaman kazanmaya yönelik bir adımdır. Üstelik bu değişikliklerin derneklerimizle ilgili AİHM kararlarını uygulayıp uygulamayacağı belirsizdir. Yaklaşık 18 yıldır derneklerimizin mağduriyeti sürmekte, toplumumuzun örgütlenme özgürlüğü ihlal edilmektedir.”…





