Çarşamba 04 Kasım 202614°CGümülcine

  • Ana Sayfa
  • Anasayfa
  • Binlerce arsa sahibi için büyük tehlike: Tapu var, inşaat izni yok!
Image

Binlerce arsa sahibi için büyük tehlike: Tapu var, inşaat izni yok!

İmar planı dışında kalan arsa ve tarlaların sahipleri, mülklerinin üzerine inşaat yapma hakkını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya! Üstelik bu risk, 4 dönümden büyük arazileri de kapsıyor. Yüksek İdare Mahkemesi’nin yol şartına ilişkin kararları nedeniyle, yıllardır kullanılan bir yola cephesi bulunan arazilere bile inşaat ruhsatı verilemeyebiliyor. Mülk sahipleri ise hükümetten acil çözüm bekliyor.

Yunanistan genelinde binlerce arsa ve tarla sahibini yakından ilgilendiren imar sorunu giderek büyüyor.

Özellikle yerleşim planı dışında (εκτός σχεδίου) bulunan taşınmazların sahipleri, daha önce üzerine inşaat yapılabileceği düşünülen arazilerinin artık yapılaşmaya uygun kabul edilmemesi ihtimaliyle karşı karşıya kalıyor.

Sorunun merkezinde ise arazinin büyüklüğünden çok, resmî olarak tanınmış kamuya açık bir yola cephesinin bulunup bulunmadığı yer alıyor.

Bu durum, yıllar önce satın alınan veya ailelerden miras kalan taşınmazların ekonomik değerini de olumsuz etkileyebiliyor.

4 dönümden büyük araziye bile inşaat izni verilmeyebilir!

Mevcut tartışmanın en dikkat çekici yönü, 4 dönümün üzerindeki arazilerin de yapılaşma konusunda güvence altında olmaması.

Yunanistan Yüksek İdare Mahkemesi’nin (Danıştay – Συμβούλιο της Επικρατείας) yaklaşımına göre, imar planı dışında kalan bir taşınmazın yapılaşmaya uygun sayılabilmesi için gerekli şartlar arasında, hukuken tanınmış kamuya açık bir yola cephesinin bulunması da yer alıyor.

Dolayısıyla bir vatandaşın 4, 5 veya daha fazla dönüm arazisi olsa bile, arazinin önünden geçen yolun resmî statüsü uygun değilse inşaat ruhsatı almak mümkün olmayabiliyor.

Bir başka ifadeyle, arazinin önünden onlarca yıldır araçların geçmesi, o yolun imar mevzuatı açısından geçerli bir kamu yolu olarak kabul edildiği anlamına gelmiyor.

Bu nedenle mülk sahipleri, arazilerinin yüzölçümü yeterli olmasına rağmen inşaat yapamama riskiyle karşılaşıyor.

2003 yılından önceki araziler için belirsizlik

Sorunun önemli bir bölümünü, 31 Aralık 2003 tarihinden önce mevcut olan ve 4 dönümün üzerinde büyüklüğe sahip taşınmazlar oluşturuyor.

Bu arazilerin sahipleri, 3212/2003 sayılı yasada yer alan özel düzenlemelerin dikkate alınması gerektiğini savunuyor.

Özellikle Yüksek İdare Mahkemesi’nin 176/2023 sayılı kararıyla birlikte ortaya çıkan hukukî durumun açıklığa kavuşturulması isteniyor.

Mülk sahipleri, geçmişte yapılaşmaya uygun kabul edilen arazilerinin bugün hangi şartlarda inşaat izni alabileceğine ilişkin açık bir hukukî düzenleme bekliyor.

Ayrıca inşaat ruhsatı verilmemesi durumunda devletten tazminat talep edilip edilemeyeceği de tartışılan konular arasında bulunuyor.

Ancak mevcut durumda, her arazi için otomatik bir tazminat hakkı bulunduğu söylenemiyor.

Aynı konuda farklı uygulamalar!

Sorunu daha da karmaşık hale getiren bir başka unsur ise imar müdürlükleri arasında uygulama farklılıklarının yaşanması.

Habere göre, bazı imar müdürlüklerinin mevzuatı farklı biçimlerde yorumlaması nedeniyle benzer özelliklere sahip taşınmazlar için farklı sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Bu durum, mülk sahipleri açısından hukuki belirsizliği artırırken yeni yatırım kararlarını da zorlaştırıyor.

Özellikle yıllardır birikim yaparak arsa satın alan veya ailelerinden kalan topraklar üzerine ev inşa etmeyi planlayan vatandaşlar, arazilerinin geleceği konusunda endişe yaşıyor.

Otelciler de hükümetten çözüm istiyor

Soruna tepki gösteren kuruluşlar arasında Yunanistan Otelciler Federasyonu da bulunuyor.

Federasyon, mevcut belirsizliğin yalnızca büyük turizm yatırımlarını değil, küçük mülk sahiplerini de etkilediğine dikkat çekiyor.

Hükümetten, uzun yıllardır kullanılan yolların hukukî statüsünün açıklığa kavuşturulması ve daha önce verilmiş inşaat ruhsatlarının korunması yönünde düzenleme yapılması isteniyor.

Sektör temsilcilerine göre, yol statüsüne ilişkin belirsizliğin sürmesi, yeni yatırımların önünde ciddi bir engel oluşturuyor.

Batı Trakya’daki arsa ve tarla sahiplerini de ilgilendiriyor

Ülke genelindeki bu sorun, Batı Trakya’da imar planı dışında arazisi bulunan vatandaşlar açısından da önem taşıyor.

Özellikle köylerin çevresinde, tarımsal alanlarda veya yerleşim planı dışında bulunan taşınmazlar üzerine ev ya da başka bir yapı inşa etmeyi düşünenlerin, ruhsat başvurusundan önce arazilerinin hukuki durumunu inceletmeleri gerekiyor.

Arazi büyüklüğünün 4 dönümden fazla olması, tek başına inşaat izni alınabileceği anlamına gelmiyor.

Bu nedenle vatandaşların, herhangi bir inşaat yatırımına başlamadan önce yetkili imar müdürlüğünden ve uzman bir mühendisten bilgi almaları önem taşıyor.

Mülk sahiplerinin temel beklentisi ise hükümetin mevcut belirsizliği ortadan kaldıracak, mülkiyet haklarını ve hukuki güvenliği gözeten bir çözüm üretmesi.

Çünkü tartışmanın özü yalnızca inşaat ruhsatı değil; vatandaşların yıllardır sahip oldukları arazileri hangi koşullarda değerlendirebileceklerini bilme hakkı.

Kaynak: Dnews