Cuma 30 Ekim 202616°CGümülcine

  • Ana Sayfa
  • Anasayfa
  • “Yunanistan yalnızca Batı Trakya Türklerinin dinî özerkliğini gasp ediyor”
Image

“Yunanistan yalnızca Batı Trakya Türklerinin dinî özerkliğini gasp ediyor”

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, Yunanistan’ın müftü atamalarına ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Habipoğlu, Yunanistan’ın uluslararası hukuku ve hukuk devleti ilkelerini ihlal ettiğini belirterek, “Devlet yalnızca Batı Trakya Türklerinin dini özerkliğini gasp ediyor” dedi.

ABTTF Başkanı Habipoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın müftülük konusundaki açıklamasını eleştirerek, Lozan Barış Antlaşması ile Batı Trakya Türk toplumuna tanınan dinî özerkliğin yok sayıldığını vurguladı. “1913 Atina ve 1923 Lozan Barış Antlaşması ile Batı Trakya Türkleri eğitim ve din alanında özerk kılındı. Buna uygun olarak uzun yıllar müftülerimizi cemaatimiz kendisi belirledi. Bugün ise bunun aksinin iddia edilmesi hukuk dışılıktır” ifadelerini kullandı.

Yunanistan’ın azınlık tanımlamalarında çifte standart uyguladığını belirten Habipoğlu, Türkiye’deki Rum Azınlık için ETNİK bir tanım kullanılırken, Batı Trakya Türkleri için DİNÎ bir tanımda ısrar edilmesini eleştirdi. Bu yaklaşımın uluslararası hukukla çeliştiğini dile getirdi.

Habipoğlu, Yunanistan’ın hukuk devleti iddiasını da sorgulayarak, “Anayasada hâkim din Ortodoks Kilisesi olmasına rağmen devlet kilisenin din adamlarını belirlemez. Diğer tanınmış dinler de özerktir. Ancak devlet yalnızca Batı Trakya Türklerinin dinÎ özerkliğini ortadan kaldırmaktadır” dedi.

1990’dan bu yana müftülerin atama yoluyla belirlendiğini hatırlatan Habipoğlu, son yasal düzenlemelerle “seçim” adı altında atama yapıldığını, müftülüklerin ise kamu kurumu haline getirilerek müftülerin devlet memuru statüsüne indirildiğini ifade etti.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Batı Trakya’daki Azınlık statüsünün uluslararası antlaşmalarla belirlendiğini savunarak, Lozan Antlaşması’nda “müftülerin seçimine dair hüküm bulunmadığını” ileri sürmüş; müftülerin aynı zamanda yargısal ve idarî yetkiler taşıdığını belirterek atama uygulamasını savunmuştu. Ayrıca “Trakya’daki Müslüman azınlık” için politikaların “hukuk önünde eşitlik ve dinî özgürlükler temelinde yürütüldüğünü” iddia etmişti…