• Home
  • Batı Trakya
  • Türk Öğretmenler Birliği’nden Azınlık Okulları’nın kapatılmasına tepki…
Image

Türk Öğretmenler Birliği’nden Azınlık Okulları’nın kapatılmasına tepki…

Eğitim Bakanlığı’nın, Rodop ilinin iki, Meriç ilinin ise bir köyündeki Türk Azınlık İlkokulları’nı kapatma kararına, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği (BTTÖB) tepki gösterdi…

BTTÖB adına Başkan Aydın Ahmet imzasıyla yayımlanan açıklamada, Rodop iline bağlı Mehrikoz ve Kardere ile Meriç iline bağlı Hasanlar köylerindeki Türk Azınlık İlkokulları için alınan kapatma kararlarının Lozan Antlaşması’na aykırı olduğu vurgulandı ve Azınlık toplumunda derin üzüntü ve kırgınlık yarattığı belirtildi.

Açıklamada, son 20 yılda Azınlık Okulu sayısının 210’dan 83’e düştüğüne dikkat çekilerek, okul kapatmalarının pedagojik değil, sistematik bir daraltma politikası olduğu vurgulandı.

BTTÖB’nin açıklaması şöyle:

Ülkemiz Yunanistan Azınlığımızın Üç Okulunu Daha Maalesef Kapatıyor

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın çocukları, velileri ve öğretmenleri her yeni eğitim ve öğretim yılına senelerdir üzgün ve buruk başlıyor. Tüm azınlık insanı acaba bu yıl kaç okulumuz daha kapatılacak, kaç okulun daha kapısına zincir vurulacak kaygısını taşıyor.

Ülkemiz Yunanistan gelenekselleştirdiği azınlık okullarını kapatma kararlılığını istikrarlı bir şekilde devam ettiriyor. 2025-2026 eğitim ve öğretim yılına bir ay kala azınlığın üç okulunun daha kapatıldığını duymak, azınlığımızın her ferdini üzmüş ve rencide etmiştir. Eğitim Bakanlığı tarafından alınan karara göre öğrenci sayısı azlığı gerekçe gösterilerek, Rodop ilinde Kardere (Drimi) ve Mehrikoz (Kehros) ile Meriç iline bağlı Hasanlar (Avra) köylerindeki Türk Azınlık ilkokullarının kapatılmasına karar verildi.

Azınlık okullarının statüsüne bakmadan, ekonomik tasarruflar ve çocuk azlığı bahane gösterilerek okulların kapatılması Lozan Antlaşması’na aykırıdır. Yıllardır azınlığın tüm kurum ve kuruluşları bu hususta okul kapatmalarına karşı tepkilerini ve endişelerini yüksek sesle haykırdılar ve haykırmaya devam ediyorlar. Ancak ülkemizin yetkilileri azınlığı hiçbir zaman, hiçbir konuda muhatap almadılar ve istişare etmediler. Kısacası azınlıkla ilgili kararlar bugüne kadar azınlığa sorulmadan alındı. Tek taraflı alınan bu kararlar neticesinde, 20 yıl önce 210 olan azınlık okul sayısı son alınan kararla 83’e düşürüldü. Kapatma kararlarını yumuşatmak için güya geçici kapattığını ve iki yıl içinde bir değişiklik olmaması durumunda okulların gerçek manada kapanacağını iddia eden yetkililerin samimi olmadığı zaman içinde görülmüştür. Musa köy ve Hacımustafa köy örnekleri önümüzde durmaktadır. Bu sebeple iyi niyetten yoksun bu kapatma girişimi, Lozan’ın ruhuna aykırı olarak azınlığı bir dönüştürme projesidir.

Bugüne kadar yapılan ne okul kapatmaları ne de birleştirmeleri eğitime hiçbir olumlu katkı sunmamıştır. Sadece ve sadece okul sayılarını azaltmayı ve çocuklarımızın da devlet okullarına gitmelerini hedefleyen bu uygulamadan ivedilikle dönülmelidir. Azınlık okulları bu ülkenin kültürel bir zenginliğidir. Bu okullar bugüne kadar ülkesine bağlı, yasalara saygılı bireyler yetiştirmiştir. Bu sebeple devletin bu okulların eğitim kalitesini yükseltmek, çağdaş eğitimin gereklerini bu okullarda yerine getirmek için azınlık kurumları ile diyalog kurması elzemdir.

Tüm azınlık mensuplarını ve bu feryadı duyan herkesi bir kez daha bir bir yitirilen azınlık okulları ile ilgili hususta düşünmeye davet ediyorum. Geleceğimiz olan azınlık okullarını tamamıyla yitirdiğimiz zaman ne azınlık eğitiminin sorunları, ne azınlık eğitimi ne de ortada bir azınlık kalacaktır.

Azınlığımızın geleceği için umudu koruyarak, okullarımız adına mücadele her azınlık bireyinin görevi olmalı diye düşünüyorum.”…