İskeçe’de görülen Çınar Camii davası öncesinde Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri adliye önünde bir araya gelirken, yapılan açıklamalar davanın yalnızca hukukî değil, siyasi ve toplumsal boyutuna da işaret etti.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, davanın dört kişiyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Bugün yargılanan sadece dört kişi değildir; Batı Trakya Türk Azınlığı’nın temel hak ve özgürlükleri yargılanmaktadır…” dedi.
Trampa, Azınlığın Dinî Özgürlükler, Vakıf Yönetimi ve Eğitim alanında uluslararası anlaşmalardan doğan haklara sahip olduğunu hatırlatarak, Yunanistan’ın bu hakları kısıtladığını vurguladı. Müftülük meselesinin 1985’ten bu yana çözümsüz bırakıldığını belirten Trampa, devletin “böl, parçala, yönet” anlayışıyla hareket ettiğini kaydetti.
Çınar Camii davasının, Azınlık toplumunun kabul etmediği atamalara karşı gösterilen tepkilerin ardından açıldığını ifade eden Trampa, sürecin geniş bir hak mücadelesine dönüştüğünü dile getirdi.
Ekim 2024’te İskeçe Çınar Camii’nde yaşanan gerginliğin ardından başlatılan dava süreci, yalnızca hukuki bir dosya olarak değil, Azınlık Hakları bağlamında kritik bir sınav olarak değerlendiriliyor. Zaten, duruşmaya yoğun katılım da, bunun bir göstergesi oldu. 5 Haziran 2026’da görülecek duruşmanın ise daha geniş katılımla takip edilmesi bekleniyor…

