Batı Trakyalı iş insanı Levent Sadık Ahmet, Edirne’nin İpsala ilçesinde Türkiye’nin en büyük yaban mersini üretim tesisini kurmak için çalışmalara başladıklarını açıkladı…
Levent Sadık Ahmet, A Para’ya yaptığı açıklamalarda hem şirketin 2025 performansını, hem de yeni yatırım planlarını değerlendirdi…
“Pamukta, iyi bir sezon geçirdik…”
2025 yılını “görece iyi” olarak nitelendiren Ahmet, özellikle tekstil sektöründe ciddi sipariş kayıpları yaşandığını belirtti. Buna karşın tarımsal emtia tarafında, özellikle pamukta iyi bir sezon geçirdiklerini vurguladı. Şirketin yalnızca iç pazarda değil, Asya başta olmak üzere uluslararası pazarlarda da güçlü bir tedarikçi konumunda olduğunu ifade etti.

Ahmet, “Pamuk tarafında iyi bir sezon geçirdik. Sadece iç piyasa değil, hem transit hem de güçlü bir ihracat tedarikçisiyiz” dedi.
Yeni yatırımlara da değinen Ahmet, Edirne’nin İpsala ilçesinde Türkiye’nin en büyük yaban mersini üretim tesisini kurmak için çalışmalara başladıklarını açıkladı. Yunanistan’da bu alanda en büyük üretici olduklarını belirten Ahmet, aynı modeli Türkiye’ye taşıdıklarını ve yeni kurdukları Bluefarm Tarım ile Türkiye’nin en büyük yaban mersini üreticisi olma hedeflediklerini söyledi.
Projenin ilk etapta 206 dönümlük bir alanda başlayacağını belirten Ahmet, yatırımın yaklaşık 5 milyon euro seviyesinde olacağını ve kısa sürede daha da büyütülmesinin planlandığını ifade etti.
Şirkete yönelik finansman desteğine de değinen Ahmet, Maxis Girişim Sermayesi tarafından yapılan 1,5 milyon euroluk yatırımın önemli bir güven göstergesi olduğunu belirtti. Bu tür yatırımların “domino etkisi” yaratarak yeni finansman imkânlarını da beraberinde getireceğini dile getirdi.
Tarım sektörüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ahmet, enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışın ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Özellikle yakıt fiyatlarının yükselmesi ve plastik hammaddelerdeki artışın üretim maliyetlerini yukarı çektiğine dikkat çekti.
“Üretim maliyetleri artıyor ama asıl soru şu: Bu ürünleri nasıl satacağız?” diyen Ahmet, maliyet artışlarının yalnızca üreticiyi değil, tüketiciyi de zorlayacağını vurguladı.
Pamuk piyasasına ilişkin beklentilerini de paylaşan Ahmet, 2026 sezonunda rekolte düşüşü ihtimali olduğuna işaret etti. Bunun Türkiye’nin tekstil ihracatı açısından risk oluşturabileceğini belirterek, üretimin korunmasının kritik olduğunu ifade etti.
Ahmet, hem üreticinin hem de tüketicinin dengede kalacağı bir piyasa yapısının önemine dikkat çekerek, tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması gerektiğini sözlerine ekledi.

