Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakan Yardımcısı Nikos Papaioannu’nun Batı Trakya’daki Azınlık Eğitimi’yle ilgili olarak Türkçenin konumunu “azınlığın zorunlu homojenleştirilmesi” hedefiyle ilişkilendirmesi ABTTF’nin tepkisine yol açtı. ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, “Türkçe ana dilimiz, kimliğimizin ve eğitim özerkliğimizin ayrılmaz bir parçası” diyerek Yunanistan’a Lozan Antlaşması’ndan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirme çağrısında bulundu.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın eğitim alanında yaşadığı sorunlar, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. Tartışmanın odağında bu kez Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakan Yardımcısı Nikos Papaioannu’nun parlamentoda Türkçe konusunda kullandığı ifadeler yer aldı.
Papaioannu, NİKİ Partisi Milletvekili Georgios Runtas’ın Batı Trakya’daki devlet okulları ile Azınlık Okulları’na ilişkin soru önergesini yanıtlarken, bölgedeki Azınlık Eğitimi’nin Lozan Antlaşması’na dayandığını söyledi. Devlet okulları ile Azınlık Okulları’nın farklı hukukî statü ve özelliklere sahip olduğunu da belirten Papaioannu, mevcut Azınlık Eğitim sisteminin temel özelliklerinden biri olarak Türkçenin konumuna değindi.
Bakan Yardımcısı, sistemdeki “Türk dilinin tek hakimiyetini” azınlığın “zorunlu homojenleştirilmesi” hedefiyle ilişkilendirdi. Papaioannu’nun 21 Eylül’de parlamentoda yaptığı açıklamanın bu bölümü Yunan eğitim basınında da aynı ifadelerle aktarıldı.
ABTTF’den Türkçe vurgusu…
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) ise Papaioannu’nun açıklamalarına sert tepki gösterdi.

ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, Bakan Yardımcısı’nın Batı Trakya’daki Azınlık Eğitim Sisteminin Lozan Antlaşması’na dayandığını ve Azınlık Okulları’nın devlet okullarından farklı hukukî statüye sahip olduğunu kabul etmesini önemli bulduklarını belirtti.
Buna karşın Habipoğlu, Yunanistan’ın uyguladığı politikaların Azınlık Eğitimi’nin özerk yapısını giderek zayıflattığını vurguladı.
Habipoğlu, öğrenci sayısının gerekçe gösterilerek Azınlık Okulları’nın birer birer kapatıldığını, ailelerin çocuklarını Azınlık Okulları’na kaydettirirken sorunlarla karşılaştığını belirterek, Türkçenin şimdi de “zorunlu homojenleştirme” aracı olarak gösterildiğini ifade etti.
“Türkçe ana dilimiz, kimliğimizin ve eğitim özerkliğimizin ayrılmaz bir parçası” diyen Habipoğlu, Yunanistan’ın Azınlık Eğitimi’ne yönelik mevcut uygulamalarına son vermesini ve Lozan Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini istedi.
8 okul daha kapandı, sayı 76’ya düştü!
Tartışmalar, Batı Trakya’daki Türk Azınlık Okulları’nın sayısının yeniden azalmasının hemen ardından geldi.
ABTTF’nin açıklamasına göre Eğitim Bakanlığı, öğrenci sayısının dokuzun altında kalmasını gerekçe göstererek 2026-2027 eğitim-öğretim yılında sekiz Türk Azınlık İlkokulu’nun daha faaliyetini durdurdu. Böylece Batı Trakya’da faaliyet gösteren Türk Azınlık İlkokulları’nın sayısı 76’ya geriledi.
Papaioannu ise parlamentodaki konuşmasında, Azınlık Okullarındaki uygulamanın hukuken “kapatma” değil, öğrenci sayısına bağlı olarak “geçici faaliyet durdurma” olduğunu savundu; öğrenci sayısının yeniden artması halinde okulların tekrar açılabileceğini söyledi.
Özgür Ferhat eğitim yönetimiyle görüştü…
Azınlık Eğitimi’ndeki gelişmeler Rodop Milletvekili Özgür Ferhat’ın gerçekleştirdiği temaslarda da gündeme geldi.
Ferhat, Doğu Makedonya-Trakya Eğitim Müdürü Marigula Kosmidu ve Azınlık Eğitimi Bürosu Başkanı Vasilios Simeonidis ile yaptığı görüşmede okulların personel ihtiyaçlarını, öğretmen yerleştirmelerini ve Azınlık Eğitimi’nin mevcut durumunu ele aldı.
Yeni eğitim yılının başlamasıyla birlikte hem Azınlık Okulları’nın sayısındaki azalma hem de Türkçenin eğitim sistemi içerisindeki konumuna ilişkin tartışmalar, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın eğitim meselesini yeniden gündemin merkezine taşıdı…

