ABD’nin Suudi Arabistan’a 48 adet F-35 savaş uçağı satışına onay vermesi Yunanistan’da Türkiye merkezli yeni bir güvenlik tartışmasını beraberinde getirdi. Ta Nea gazetesi, Ankara ile Riyad arasındaki askeri iş birliğinin Türkiye’ye F-35’lerin bazı özelliklerini dolaylı olarak gözlemleme imkânı sağlayabileceğini öne sürerken, bu değerlendirmelerin şu aşamada bir iddiadan ibaret olduğu ve satışın henüz ABD Kongresinin onay sürecinden geçmesi gerektiği belirtiliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Suudi Arabistan’a 48 adet F-35 Lightning II savaş uçağının olası satışına onay vermesi Atina’da da yakından takip ediliyor. Yaklaşık 24,3 milyar dolar değerindeki paket uçakların yanı sıra 49 motor, iletişim ekipmanları, yedek parçalar ve destek hizmetlerini kapsıyor. Satışın gerçekleşebilmesi için ABD Kongresindeki sürecin de tamamlanması gerekiyor.
Gelişmeyi Yunanistan açısından değerlendiren Ta Nea gazetesi ise konuyu Türkiye-Suudi Arabistan savunma ilişkileri üzerinden ele aldı. Gazete, Riyad’ın F-35 kullanıcısı olması halinde Ankara’nın beşinci nesil savaş uçağına ilişkin bazı teknik ve operasyonel özellikleri dolaylı biçimde gözlemleyebileceği ihtimalini gündeme taşıdı.
Ta Nea’nın gündeminde Türkiye-S. Arabistan iş birliği
Ta Nea’nın analizinde, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın son yıllarda geliştirdiği askeri ilişkiler ve iki ülke hava kuvvetlerinin ortak tatbikatlardaki temasları üzerinde duruldu.
Gazete, Suudi F-35’lerinin ilerleyen yıllarda Türkiye’nin de katıldığı uluslararası tatbikatlarda yer alması durumunda Türk askeri unsurlarının uçağın operasyonel davranışını gözlemleme fırsatı bulabileceğini ileri sürdü.
Analizde özellikle F-35’in radar izi, elektromanyetik ve termal özellikleri gibi alanlara dikkat çekilirken, bu tür gözlemlerin Türkiye’nin elektronik harp ve hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılabileceği iddia edildi. Ta Nea, söz konusu ihtimali Yunanistan açısından değerlendirilmesi gereken bir güvenlik başlığı olarak sundu.
Yunan F-35’leri açısından endişe dile getirildi
Gazetenin üzerinde durduğu noktalardan biri de Yunanistan’ın F-35 programından elde etmeyi planladığı askeri avantaj oldu.
Ta Nea, Türkiye’nin doğrudan F-35 kullanıcısı olmadığı bir dönemde Suudi Arabistan üzerinden uçakların bazı operasyonel özellikleri konusunda bilgi edinme ihtimalinin Atina tarafından dikkate alınması gerektiğini savundu. Gazetenin değerlendirmesinde, gelişmenin yalnızca Orta Doğu’daki güç dengeleri açısından değil, Yunanistan ve İsrail’in güvenlik planlamaları bakımından da önem taşıdığı ileri sürüldü.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Türkiye’nin Suudi Arabistan üzerinden F-35’in hassas teknolojilerine erişeceğine ilişkin doğrulanmış bir gelişme bulunmuyor. Bu senaryo, Ta Nea’nın yayımladığı güvenlik analizinde dile getirilen olasılıklara dayanıyor.
Hassas teknoloji için sıkı güvenlik önlemleri
F-35, düşük görünürlük teknolojisi ve gelişmiş görev sistemleri nedeniyle ABD’nin teknoloji güvenliği konusunda sıkı kurallar uyguladığı savunma programlarından biri.
Suudi Arabistan’a yönelik satışın kendisi de henüz kesinleşmiş değil. ABD Dışişleri Bakanlığı olası satışa onay vermiş durumda ancak paket Kongrenin değerlendirmesine tabi. Satış gerçekleşirse Suudi Arabistan, İsrail’in ardından Orta Doğu’da F-35 kullanan bir başka ülke haline gelecek. İsrail halen bölgede F-35 işleten tek ülke konumunda.
Ta Nea, Washington’ın olası Suudi F-35 filosunun Türkiye veya Pakistan gibi program dışındaki ülkeler açısından hassas teknolojiye erişim kanalına dönüşmesini önlemek için sıkı güvenlik tedbirleri uygulamasının bekleneceğini yazdı.
Atina’ya Washington’dan güvence isteme çağrısı
Gazetenin analizinde Atina’ya yönelik öneriler de yer aldı. Ta Nea, Yunanistan’ın Washington’dan kendi F-35 filosuna ilişkin hassas elektronik harp verileri, frekanslar ve taktik bilgilerin üçüncü tarafların eline geçmeyeceği konusunda güvence istemesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
Gazete ayrıca Atina’nın İsrail ile savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini savundu.
Öte yandan Türkiye’nin F-35 programındaki geleceği de Yunanistan’da bir süredir yakından izleniyor. Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada o aşamada Türkiye’ye yönelik F-35 yasağının kaldırılması konusunda herhangi bir gelişme bulunmadığını söylemişti.
Suudi Arabistan’a yönelik satışın Kongreden geçip geçmeyeceği ve uçakların hangi şartlarla teslim edileceği ise önümüzdeki dönemde hem Orta Doğu’da hem de Yunanistan’da yakından izlenecek başlıklardan biri olacak.

