Küresel tarım piyasalarında dengeler hızla değişiyor. Azalan üretim, başta buğday, pamuk ve mısır olmak üzere birçok üründe fiyatları yukarı çekiyor. Uzmanlar, sektörün artık daha kırılgan bir döneme girdiğine dikkat çekiyor.
Uluslararası raporlara göre tarım sektörü, uzun süredir devam eden görece istikrarlı yapıdan uzaklaşarak, yüksek dalgalanmanın hâkim olduğu yeni bir sürece giriyor. Bu değişimde jeopolitik gerilimler, artan enerji maliyetleri ve tedarik zincirindeki aksaklıklar belirleyici rol oynuyor.
Kısa vadede fiyat hareketlerinin, klasik arz-talep dengesinden ziyade bu dış etkenlere bağlı olarak şekilleneceği belirtiliyor.
İklim belirsizliği büyütüyor
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) verilerine göre, 2026 yazına kadar nötr iklim koşullarının görülme olasılığı yüzde 55 seviyesinde. Ancak yaz aylarından sonra El Nino’ya geçiş ihtimali yüzde 62’ye yükseliyor. Bu durum, özellikle tarımsal üretimde yeni riskler anlamına geliyor.
Buğdaydan pamuğa yükseliş sinyali!
Rapora göre birçok üründe fiyat artışı eğilimi öne çıkıyor:
- Buğdayda arz sıkışması ve iklim riski fiyatları yukarı itiyor
- Mısırda etanol talebi artışı etkili oluyor
- Pamukta güçlü ihracat talebi dikkat çekiyor
- Soyada biyoyakıt talebi fiyatları destekliyor
Buna karşın şekerde Brezilya ve Hindistan’daki yüksek üretim, fiyat artışını sınırlayabilir. Portakal suyu piyasasında ise arz toparlanırken talebin zayıf kalması dalgalanmayı sürdürüyor.
Enerji farkı büyüttü
Mart ayında tarım ürünleri endeksi yüzde 4,27 artarken, genel emtia endeksindeki yükseliş yüzde 15,42’ye ulaştı. Bu farkın temel nedeni, enerji fiyatlarındaki sert yükseliş olarak gösteriliyor.
Uzmanlara göre tarım piyasası, artık yalnızca üretim ve talep dengesiyle değil; küresel riskler ve iklim kriziyle şekillenen yeni bir döneme girmiş durumda.

