Yunanistan’daki adalet sisteminin işleyişini izleyen bağımsız kuruluş Adalet Gözlemevi, yayımladığı yeni raporda ülkede hukukun üstünlüğü alanında süregelen yapısal sorunlara dikkat çekti. Raporda özellikle yargı süreçlerinin uzunluğu, masumiyet karinesinin ihlali ve göçmenlere yönelik muameleyle ilgili ciddi iddiaların devam ettiği vurgulandı.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) uyum ve temel haklara saygı konusunda yaşanan sorunların ele alındığı raporda, Yunanistan’ın 2025 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından 19 kez mahkûm edildiği belirtildi. En sık ihlal edilen hakkın ise adil yargılanma hakkı olduğu ifade edildi.
Rapora göre 2025 yılı sonunda AİHM’de Yunanistan’a karşı yaklaşık 2 bin 500 başvuru hâlâ beklemede bulunuyor. Bu rakamla Yunanistan, hakkında en fazla dava bulunan ülkeler arasında altıncı sırada yer alıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, raporun ülkede hukukun üstünlüğü konusunda acil reform ihtiyacını bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

Habipoğlu, “Adalet Gözlemevi, ülkemiz Yunanistan’da hukukun üstünlüğüne dair yaşanan yapısal sorunların sona erdirilmesi ve adaletin sağlanmasının hızlandırılması için acilen kurumsal reformlar yapılması ihtiyacını vurgulayarak bir kez daha hükümete uyarıda bulundu. Yasa dışı dinleme, Tempi tren kazası gibi ülkemizde son yıllarda arka arkaya yaşanan ve hükümetin doğrudan sorumluluğunun bulunduğu hukuk skandallarının ardından vatandaşların büyük çoğunluğunun yargının bağımsızlığına ve hükümete güveni kalmadı” dedi.
Habipoğlu ayrıca, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk toplumunun dernekleriyle ilgili AİHM kararlarını uzun süredir uygulamadığını belirterek, “AİHM tarafından her yıl onlarca kez mahkum edilen ülkemiz, Batı Trakya Türk toplumunun dernekleri ile ilgili Bekir Usta ve Diğerleri Dava Grubu’ndaki AİHM kararlarını da 18 yıldır uygulamıyor, uluslararası hukuku ve hukukun üstünlüğünü hiçe sayıyor. Hükümet, Adalet Gözlemevi ve diğer bağımsız kuruluşlar ile üyesi olduğu Avrupa Birliği’nin uyarı ve tavsiyelerini dikkate alarak, yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün korunması ve geliştirilmesi için gerekli adımları ivedilikle atmalıdır” ifadelerini kullandı.

