Cuma 30 Ekim 202616°CGümülcine

Image

400 bin esnaf ve çiftçi sağlık güvencesinden çıkarılıyor!

Ülkedeki sosyal güvenlik sistemi, bir kez daha “borç tahsilatı” mantığıyla işletiliyor. e-ΕΦΚΑ’ya prim borcu bulunan yaklaşık 400 bin serbest meslek sahibi, kendi hesabına çalışan ve çiftçi, 1 Mart 2026 itibarıyla tam sağlık güvencesini kaybetme tehdidiyle karşı karşıya!

Uzmanlar, uygulamanın “mali disiplin” adı altında sosyal devletin aşındırılması anlamına geldiğini vurgularken, düzenlemenin yalnızca yıllardır borç biriktirenleri değil, 2025 yılına ait tek aylık prim borcu bulunanları bile kapsaması tepki çekiyor…

Prim borçlarının ödenmesi ya da yapılandırılması için verilen süre 31 Ocak 2026’da sona erdi. Bu tarihe kadar ödeme yapamayan, ya da borcunu yapılandırmayanların, yeni sigorta yılında sigortalılık hakkını kaybedeceği bildirildi.

e-ΕΦΚΑ, serbest çalışanların sigortalılık geçerliliğinin 28 Şubat 2026’da biteceğini açıkladı. Buna göre yalnızca 2017 – 2025 dönemine ait borçlarını tamamen ödeyen veya resmi yapılandırmaya girenlerin sigorta hakkı yenilenecek.

Kurumun açıklamasına göre, sigortalılık hakkının 28 Şubat 2027’ye kadar sürmesi için borçların yalnızca bir kısmının yatırılması yeterli olmayacak. Yurttaşın sağlık güvencesini koruyabilmesi, tüm borçlarını eksiksiz ödemesine bağlandı.

Borcu bulunanlar için tek çıkış yolu ise yapılandırma. Ancak bu durumda sağlık güvencesi bir hak olmaktan çıkıyor; aylık olarak yenilenen, her taksite bağlı “şartlı” bir statüye dönüşüyor. Taksit aksadığında sağlık hakkı da askıya alınabiliyor.

Bu tablo, sağlık hizmetini yurttaşlık hakkı olmaktan çıkarıp ödeme gücüne göre dağıtılan bir ayrıcalığa dönüştüren yaklaşımın somut örneği olarak değerlendiriliyor.

Borcu 100 euro altındaki kişiler için istisna tanınarak sigortalılık hakkının yılsonuna kadar süreceği belirtildi. Ancak bu istisnanın, yüz binlerce kişinin içine sürüklendiği ekonomik darboğazı ve sistemin yarattığı sosyal yıkımı gizlemediği kaydediliyor….

e-ΕΦΚΑ, sigortalılık hakkını kaybeden yurttaşların tamamen sağlık sisteminden kopmayacağını savundu. Açıklamada, AMKA numarası bulunan herkesin kamu sağlık sistemine erişebileceği ifade edildi.

Ancak uygulamada sigortasız kalanlar için tablo çok daha ağır: Basit bir reçete işlemi dahi kamu kurumlarında kuyruk, randevu krizi ve bürokratik engeller anlamına geliyor. Kronik hastalar açısından ise bu durum, tedaviye erişimde gecikme ve sağlık risklerinin büyümesi demek.

Bu nedenle eleştiriler, “devletin sağlık sorumluluğunu azaltıp, yükü bireyin sırtına bıraktığı” noktada yoğunlaşıyor.

Kurum ayrıca ödeme kayıtlarının sisteme geç yansıyabildiğini, primini zamanında yatıran bazı kişilerin dahi 1 Mart sonrası geçici olarak sigortasız görünebileceğini duyurdu. Bu durumda yurttaşların kuruma giderek yeniden işlem yaptırması gerekiyor.

Düzenlemeden ücretli çalışanlar aynı ölçüde etkilenmiyor. 2025 yılı içinde veya son 12 ayda en az 50 gün sigorta primi bulunan çalışanların sigortalılık hakkının Şubat 2027’ye kadar otomatik yenileneceği bildirildi.

Ortaya çıkan tablo, “çalışanın korunup, esnafın ve çiftçinin borçla terbiye edildiği” bir sosyal güvenlik düzenini işaret ediyor.

Ekonomik kriz, artan yaşam maliyetleri ve gelir kaybı altında ezilen geniş kesimlerin sağlık güvencesinin borç gerekçesiyle askıya alınması, “sosyal devletin tasfiyesi” eleştirilerini güçlendiriyor.

Sistemin, yurttaşın yaşam hakkı ile devletin tahsilat politikası arasında tercih yaptığı belirtilirken, sağlık hizmetlerinin giderek piyasacı ve cezalandırıcı bir mantıkla yeniden şekillendiği vurgulanıyor.