Venedik Komisyonu, Yunanistan’ın iltica ve göç mevzuatında sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini etkileyen düzenlemeler hakkında acil görüş hazırlayacak. ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, ülkedeki insan hakları ve hukukun üstünlüğü sorunlarının artık yapısal bir nitelik kazandığını belirtti.
Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu, Yunanistan’ın iltica ve göç mevzuatında sivil toplum kuruluşlarının (STK) sicile kaydı ve cezai sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler hakkında acil görüş hazırlayacak.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) İzleme Komisyonu, Yunanistan hakkında yürüttüğü izleme süreci kapsamında, 4939/2022 sayılı İltica Kanunu’nun STK siciline ilişkin hükmü ile 5275/2026 sayılı yasanın STK üyelerinin cezai sorumluluğuna ilişkin hükümlerinin incelenmesini talep etti.
İnceleme konusu düzenlemeler, göç ve iltica alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının kayıt koşulları, faaliyet imkanları ve çalışanları ile üyelerine uygulanabilecek cezai yaptırımları kapsıyor.
Avrupa Konseyi bünyesindeki STK’lar Hukuku Uzmanlar Konseyi de daha önce söz konusu düzenlemelerin sivil toplumun faaliyet alanını ciddi biçimde sınırladığı yönünde eleştirilerde bulunmuştu.
Venedik Komisyonu tarafından hazırlanacak acil görüşün Ekim 2026’da Venedik Komisyonu Genel Kurulu’nda onaya sunulması bekleniyor.
“Sorunlar yapısal bir nitelik kazandı”
Konuya ilişkin açıklama yapan Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, Yunanistan’da insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanındaki sorunların yapısal hale geldiğini söyledi.
Habipoğlu, sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini etkileyen düzenlemelerin Venedik Komisyonu’nun acil incelemesine alınmasının bunun son örneği olduğunu belirtti.
Batı Trakya Türk toplumunun da devletin “kurumsallaşmış ve yapısal ayrımcılık içeren yaklaşımına” ait uygulamaları ve bunların sonuçlarını yıllardır doğrudan yaşadığını ifade eden Habipoğlu, Türk kimliğinin tanınmadığını ve Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan hakların peyderpey ortadan kaldırıldığını savundu.
“İnsan hakları seçici biçimde uygulanamaz”
ABTTF Başkanı Habipoğlu, dernek kurma özgürlüğüne ilişkin ihlalleri konu alan Bekir Usta dava grubunda AİHM kararlarının uygulanmaması ile azınlık haklarına yönelik müdahalelerin birbirinden bağımsız olmadığını belirterek, bunların Batı Trakya Türklerine yönelik sistematik ve kurumsallaşmış ayrımcılığın uygulamaları olduğunu ifade etti.
Habipoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemiz Yunanistan’da insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanındaki sorunlar yapısal bir nitelik kazandı. Bu yapısal sorunların farklı yansımalarını son yıllarda her alanda görüyoruz, bu durum uluslararası kuruluşların da merceği altında. Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini etkileyen düzenlemelerin Venedik Komisyonu’nun acil incelemesine alınması bunun son örneği. Batı Trakya Türkleri olarak devletin kurumsallaşmış ve yapısal ayrımcılık içeren yaklaşımına ait uygulamaları ve bunların sonuçlarını yıllardır doğrudan yaşıyoruz. Türk kimliğimiz tanınmıyor, Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan haklarımız peyderpey elimizden alındı. Dernek kurma özgürlüğümüze ilişkin ihlalleri konu alan Bekir Usta dava grubunda AİHM kararlarının uygulanmaması ve azınlık haklarımıza yönelik sürekli müdahaleler birbirinden bağımsız değil; bunlar Batı Trakya Türklerine yönelik sistematik ve kurumsallaşmış ayrımcılığa ait uygulamalar. İnsan hakları seçici biçimde uygulanamaz. Ülkemiz Yunanistan, uluslararası kamuoyuna sunduğu demokrasi ve hukuk devleti görüntüsü ile sahadaki uygulamaları arasındaki uçurumu artık kapatmalı!”

