Tarımsal Kalkınma Konferansı yoğun katılımla gerçekleşti…
Rodop bölgesinde tarımsal kalkınmayı ele alan “1. Rodop Tarımsal Kalkınma Konferansı”, yoğun katılımla gerçekleşti. Gümülcine’deki bir otelde düzenlenen konferansta, bölgedeki tarım sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.
Rodop Profesyonel Çiftçi Girişimcileri Birliği, Doğu Makedonya – Trakya Eyalet Başkanlığı ve Gümülcine Belediyesi’nin iş birliği ile 24 Ocak 2025 Cuma günü düzenlenen konferansa, Rodop Tarım Dernekleri ve Trakya Tütün Üreticileri Kooperatifi de, destek verdi.
Çok sayıda çiftçinin katıldığı etkinlikte, Yerel Yöneticiler, Rodop Milletvekilleri ve Kırsal Kalkınma ve Gıda Bakan Yardımcısı Dionisios Stamenitis de hazır bulundu.

Milletvekili Özgür Ferhat:
“Rodop’un, ‘Yeniden Yapılanma’ projelerine dâhil edilmesi gerekir”
Etkinlikte selamlama konuşması yapan organizasyon yetkilileri ve bazı protokol konukları, düşüncelerini katılımcılarla paylaştılar. Bu konuşmacılardan biri de Yeni Sol partisi Rodop Milletvekili Özgür Ferhat oldu. Milletvekili Ferhat konuşmasında, bölge tarımının temel sorunlarına dikkat çekerek, çiftçilerin yaşadığı zorluklara ilişkin çözüm önerilerini dile getirdi.
Kuraklık ve Su Kaynakları Sorunu…
Kuraklık ve iklim krizinin etkilerinin Rodop bölgesindeki tarımı tehdit ettiğine vurgu yapan Ferhat, “Son yıllarda yaşanan kuraklık, çiftçilerimizin tarlalarına girmesini ve verimli üretim yapmasını giderek zorlaştırıyor. Ancak bu soruna karşı uzun vadeli çözümler geliştirilmiş değil. Senelerdir akarsularımız kullanılmadan denize akıyor. Küçük çaplı su barajları ve su toplama göletleri oluşturarak, bu sorunu kısa vadeli de olsa önleyebiliriz…” dedi. Ferhat ayrıca, Yassıköy Barajı’nın inşa edilmesinin ise, 300 bin dönüm araziyi sulayarak, büyük bir fark yaratacağını da sözlerine ekledi.

OPEKEPE ve ELGA için reform çağrısı…
Milletvekili Ferhat, OPEKEPE ve ELGA kurumlarının işleyiş sistemlerinin güncel tarımsal sorunlara yanıt vermekten uzak olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Son 25 yıldır Tarım Tazminatı Kurumu ELGA aynı kanunlarla çalışıyor. Ancak bu, bugünün şartlarına uygun değil. Artık bu kurumlardaki işleyiş sisteminde yeni adımlar atmamız gerekiyor.”…
Tütün ve diğer değerli tarım ürünleri…
Rodop tütününün kalitesine dikkat çeken Milletvekili Ferhat, bu ürünün sadece sigara üretiminde değil, ilaç ve koku sanayisinde de kullanıldığını hatırlatarak, “Tütünümüz, harmanlarda sadece %3 oranında kullanılsa da, büyük bir değer taşıyor. 2023 yılında 20 bin dönümü bulan tütün üretimi son yıllarda ciddi oranda azaldı. Tütünün, yeniden düzenlenecek Ortak Tarım Politikaları’nda (KAP) yerini alması şart. Aksi takdirde, bu değerli ürünün geleceği tehlikeye girer…” diye konuştu.
Yine aynı şekilde, kirazın da bölge için önemine dikkat çeken Ferhat, kuraklık nedeniyle bölge kirazının büyük zarar gördüğünü ve acilen yeni eylem planları oluşturulması gerektiğini söyledi.
Rodop’un ‘Yeniden Yapılanma Projeleri’ne dâhil edilmesi gerekir…
Meriç bölgesinde açıklanan ‘Yeniden Yapılanma Projeleri’nin Rodop bölgesini kapsamadığını hatırlatan Milletvekili Ferhat, “Rodop’un da bu projelere dâhil edilmesi gerekiyor. Bu, bölgemizin kalkınması ve geleceği için kritik bir adım olacaktır…” dedi.

Göç ve İşsizlik Sorunu…
Yunanistan’daki resmi verilere göre en yüksek işsizlik oranına sahip olan Rodop bölgesine ilişkin olarak ise Ferhat, “Binlerce vatandaşımız işsizlik nedeniyle daha iyi şartlarda yaşama umuduyla Avrupa’ya göç etti. Bunların çoğu da çiftçilerimiz ve hayvan besicilerimizdi. Bu sorunu çözmek için bölgesel kalkınma projelerine ihtiyacımız var…” diye konuştu.
Konuşmasında, Rodop halkının sorunlarına yönelik gerçekleri paylaştıktan sonra, bunların çözüm için gayret gösterip, çalışmalarına devam edeceklerinin ve bölgedeki haklı mücadelelerin her zaman destekçisi olacaklarının altını çizen Milletvekili konuşmasını, Yeni Sol Partisi Başkanı Aleksis Haritsis’in selamlarını ileterek mnoktaladı…
Bakan Yardımcısı Stamenitis: “Sayın Bakanımızı temsilen buradayım…”
Gümülcine’deki konferansa Tarımsal Kalkınma ve Gıda Bakanı Kostas Tsiaras’ı temsilen katılan Bakan Yardımcısı Stamenitis ise, selamlama konuşması yapan Rodoplu yöneticileri dinledikten sonra söz aldı.

Sözlerine, katılımcıları ve konferansı düzenleyen organizatörleri selamlayarak başlayan Bakan Yardımcısı, “Bugün burada olmak benim için büyük bir mutluluk. Tarımsal kalkınma üzerine düzenlenen ilk konferansta, Sayın Bakanımızı temsilen buradayım. Bakanın burada olması gerekirdi, ancak ben onun yerine ve Bakanlık adına bu önemli etkinlikte bulunuyorum…” diye konuştu.
Konferansın, tarımsal üretim alanındaki diyalog, işbirliği ve motivasyonu güçlendirmeyi hedeflediğini, çünkü sürdürülebilir kalkınmanın ancak bu şekilde mümkün olabileceğini dile getiren Bakan Yardımcısı, bu konferansın, tarımsal üretim sektörünün gelişmesine katkı sağlayacak, önemli bir adım olduğunu belirtti.
“Bölge, dinamik bir üretim kapasitesine sahip”
Konuşmasında, bölgenin doğal zenginliğine, coğrafi özelliklerine değinen Stamenitis, “Bölge, zengin doğal mirasa ve benzersiz coğrafi özellikleri ile dinamik bir üretim kapasitesine sahip. Bu potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yerel üreticiler, yerel idareciler ve iş dünyası, bu sürece katkı sağlamalı. Unutulmamalıdır ki, hiçbir ekonomik faaliyet yalnızca kendi başına sürdürülebilir değildir. Bu nedenle, işbirliği ve üretici girişimlerinin desteklenmesi gerekmektedir…” dedi.
Tarımsal sektörün kalkınmasının yanı sıra, karşılaşılan sorunlarla başa çıkabilmek için yeni stratejiler geliştirilmesinin önemli olduğunun altını çizen Bakan Yardımcısı, son yıllarda yaşanan iklim krizinin, her geçen yıl daha belirgin hale geldiğini söyledi. Bakan Yardımcısı daha sonra sözlerine özetle şöyle devam etti:
“Tarımsal üretimin kalitesinin artırılması ve iklim koşullarına adaptasyon sağlanması bu dönemde daha da önemli hale gelmiştir. Bu doğrultuda, yeni tarımsal yöntemlerin ve altyapıların güçlendirilmesi, yerel üreticilerin desteklenmesi kritik öneme sahiptir. Son altı yılda, tarımsal alanda yenilikçi teknolojilerin ve stratejilerin uygulanmasına yönelik adımlar atılmıştır. “Akıllı Tarım” programı, bu bağlamda önemli bir örnektir. Bu program sayesinde, üreticiler bölgesel iklim ve toprak koşullarını gerçek zamanlı olarak izleyebilecekler. Yeni teknolojiler ve modern tarım uygulamaları, tarımsal üreticilerin daha verimli olabilmesi adına önemli bir araçtır. Ayrıca, bu teknolojiler, yerel üreticiler için maliyetleri düşürürken üretim süreçlerini de hızlandıracaktır.”…
Son olarak, kalkınmayı desteklemek adına büyük ölçekli projelerin hayata geçirildiğini dile getiren Stamenitis, bu projelerden birinin de, 2020’de başlatılan “İdro 2.0” projesi olduğunu kaydetti. Bu tür projelerin, hem yerel tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak hem de su kaynaklarını daha verimli kullanmak açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Altyapı yatırımları, özellikle sulama sistemleri ve suyolları gibi projeler, bölgedeki tarımın geleceğini şekillendirecektir. Bu yatırımların başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için, yerel idarelerle yakın işbirliği gerekmektedir. Özellikle küçük ölçekli projeler, yerel yönetimlerin katkılarıyla hızla uygulanabilecek projelerdir. Belediyeler ve yerel yönetimler, bu projelerde aktif rol alarak bölgesel kalkınmayı destekleyeceklerdir. Ürünlerin yurtdışına tanıtılması ve ihracatın artırılması, yerel tarım ekonomisi için büyük fırsatlar yaratacaktır. Bu amaçla, yurtdışında ürünlerin tanıtımını yapacak projeler başlatılacaktır.

Ayrıca, AB destekli projeler sayesinde yerel tarımsal faaliyetler daha da güçlendirilecektir. Tüm bu projeler, tarım sektörünü sürdürülebilir ve rekabetçi kılmayı hedeflemektedir. Hem yerel yönetimlerin hem de çiftçilerin bu süreçteki rolü çok önemlidir.
Hükümet, tarım sektörünün gelişimine katkı sağlayacak politikalar geliştirmeye devam edecektir. Üreticilerin karşılaştığı zorluklar göz önünde bulundurularak, gerekli destek ve teşvikler sağlanacaktır. Bununla birlikte, tarımsal üreticiler için sürdürülebilir çözümler üretilmeye devam edilecektir. Yeni programlar, tarımsal destekler ve teşviklerle, yerel üreticilerin daha da güçlenmesi hedeflenmektedir. Çiftçilere yönelik önemli projeler geliştirilmiş ve bu projeler hızla hayata geçirilecektir. Tüm bu çalışmalar, tarımsal üretimi daha sürdürülebilir ve verimli hale getirecek, yerel kalkınmayı destekleyecektir.”…
Topsidis: Eyalet Yönetimi olarak her zaman çiftçilerin yanındayız…
Etkinlikte selamlama konuşması yapanlardan biri de, konferansın düzenleyicileri arasında yer alan Doğu Makedonya – Trakya (DMT) Eyaleti’nin Başkanı Hristodulos Topsidis idi.
Topsidis, DMT Eyalet Yönetimi olarak bölgedeki tarım sektörünün kalkınabilmesi için her zaman çiftçilerin yanında olduklarını sorunların çözümü ve taleplerinin karşılanabilmesi için çalışmalar yaptıklarını belirtti.
Konuşmasının devamında, son yıllarda yaşanan iklim değişikliği ve bunun yol açtığı sorunlara değinen Eyaleti Başkanı, bu sorunların önlenmesi için yaptıkları çabaları sıraladı.

“Kolektif çaba, işbirliği ve mevcut tüm araçların kullanımı ile sürdürülebilir ve dirençli bir bölge inşa etmek için temeller atıyoruz…” diyen Topsidis, şu anda devam eden ve tarım sektörüyle doğrudan bağlantılı olan bazı önemli projeler – programlarla ilgili olarak da, şunları söyledi:
“DigiAgriFood projesi, tarım ve gıda sektörü için dijital bir inovasyon merkezi olarak, sektördeki tüm çalışanlara dijital teknolojilere ücretsiz erişim sunmayı hedeflemektedir. Bu projeyle bölgemizdeki çiftçiler, akıllı tarım uygulamalarını deneyimleyip eğitilme fırsatına sahip olmaktadırlar.
DesirMED projesi, iklim değişikliğine uyum sağlama çabalarını güçlendirmekte, tarım sektörünün sürdürülebilirliğini güvence altına alacak gerekli çözümleri araştırmaktadır.
RESIST projesi ise, bölgemizdeki su kaynaklarının yönetimi için sürdürülebilir çözümler ve pratikler geliştirmeyi amaçlamaktadır; çünkü su, tarım faaliyetleri için temel bir araçtır ve iklim kriziyle birlikte en büyük tehditlerden biridir.
Bunların yanı sıra, bölgemizin tarım sektörüne daha fazla kaynak, bilgi ve yenilik sağlamak amacıyla tüm Avrupa Fonları’nı etkin şekilde kullanma hedefimiz bulunmaktadır.
Ayrıca, hayvancılık sektörüne yönelik olarak, ResilientBorders projesi çerçevesinde sınır bölgelerinde hayvan hastalıklarıyla mücadele edilmektedir.

Son olarak, Avrupa Komisyonu Tarım Politikası Direktörlüğü ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği, yenilikçi uygulamaların ve dijital geçişin tarım sektörüne kazandırılması, rekabetçi bir tarım yapısının oluşturulmasına yönelik önemli bir adımdır.
Gelişen projeler dışında, tarım sektörüne destek sağlamak amacıyla yeni teklifler sunmaya devam ediyoruz.
Tarım sektörünü desteklemek, altyapılarımızın dayanıklılığını artırmak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için, her türlü finansal aracı kullanmaya kararlıyız.”…
Tütün Kooperatifi Başkanı Ahmet : Tütün üretiminin mutlak desteklenmesi gerek…
Tarım sektörünün her alanının ele alınıp değerlendirildiği konferansta, Trakya bölgesindeki tütün üreticilerinin sorunları ve talepleri de dile getirildi. Bu konuda söz alanlardan biri de, Trakya Tarım Üreticileri Kooperatifi Başkanı Sinan Ahmet oldu.
Tütün üretimine verilen desteklerin kesilmesi nedeniyle, üreticilerin artık çıkmaza girdiğini bundan dolayı da köylerin boşaldığını belirten Ahmet, bu durum düzeltilmesi ve yaşanan göçün durması için, üretiminin mutlak desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Bugün, Kooperatif olarak 4 bin aktif üye ile yılda yaklaşık 5.000 ton doğu tipi tütün ürettiklerini dile getiren Ahmet, oysa bundan 10 yıl önce, 12 bin üyeleri olduğunu ve yaklaşık 7 milyon kilo tütün üretimi yapıklarını kaydetti.
Tütün üreticilerinin yaşadığı sıkıntıları ve bunlarla ilgili çözüm önerilerini tek tek sıralayan Kooperatif Başkanı, özetle, Devletin, tütün üreticilerine yönelik doğrudan destekleri yeniden gözden geçirmesi ve tütünün desteklenen ürünler arasında yer almasını sağlaması gerektiğinin, altını çizdi.





