Avrupa Parlamentosu’nun Arnavutluk’taki Yunan Azınlığın haklarının korunmasına yönelik çağrısını değerlendiren ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk Azınlığı’nın temel haklarını ihlal etmeye devam ettiğini belirterek Avrupa Birliği’ni de çifte standart uygulamakla eleştirdi.
Avrupa Parlamentosu (AP), 17 Haziran’da Strazburg’da gerçekleştirilen Genel Kurul oturumunda Arnavutluk’un Avrupa Birliği üyelik sürecine ilişkin ilerleme raporunu kabul etti. Raporda Arnavutluk’un güney bölgelerinde yaşayan Yunan ulusal azınlığına özel olarak yer verilmesi ve mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin çağrı yapılması dikkat çekti.
Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi (AFET) tarafından hazırlanan ve Avusturyalı milletvekili Andreas Schieder’in raportörlüğünü üstlendiği raporda, Arnavutluk makamlarından Yunan azınlığın mülkiyet haklarının etkin biçimde korunması istendi. Raporda, mülkiyet hakkının güvence altına alınmasının hukukun üstünlüğü ve temel hakların korunması açısından önem taşıdığı vurgulandı.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, Yunanistan’ın başka ülkelerdeki azınlık hakları konusunda gösterdiği yaklaşım ile kendi ülkesinde izlediği politikalar arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu ifade etti.
Habipoğlu, Yunanistan’ın Arnavutluk’taki Yunan azınlığın hakları konusunda hassasiyet gösterdiğini ancak aynı yaklaşımı Batı Trakya Türk Azınlığı için sergilemediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Yunanistan, kendi ülkesindeki Batı Trakya Türk Azınlığı’nın etnik kimliğini inkar ediyor, derneklerini kaydetmiyor veya kapatıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yıllardır uygulanmayan kararlarını görmezden geliyor. Aynı zamanda Türk Azınlık’ın dini özerkliğine müdahale etmeyi sürdürüyor.”
Yunanistan’ın başka ülkelerde yaşayan azınlıkların haklarını savunurken kendi ülkesindeki uygulamalarının farklı olduğuna dikkat çeken Habipoğlu, bunun önemli bir çelişki oluşturduğunu söyledi.
Habipoğlu ayrıca Avrupa Birliği’ni de eleştirerek, aday ülkelerin azınlık hakları konusunda sıkı biçimde denetlendiğini ancak üye devletlerdeki ihlallere yönelik aynı hassasiyetin gösterilmediğini kaydetti.
“Yunanistan gibi bazı üye devletler başka ülkelerdeki azınlıkların haklarını siyasi baskı aracı olarak kullanabilirken, kendi ülkelerindeki ihlaller nedeniyle ciddi bir denetimle karşılaşmıyor. Bu durum Avrupa Birliği içerisindeki ulusal azınlıkların mağduriyetine yol açıyor.” ifadelerini kullandı…

