Ehliyet Küçüldü, Mantık Buharlaştı!
Yunanistan’da eski tip sürücü belgelerinin yeni nesil kart tipi ehliyetlerle değiştirilmesi süreci, vatandaşlar açısından teknik bir güncelleme olmaktan çıkıp adeta “hak budama operasyonuna” dönüşme riski taşıyor!
Bunun en çarpıcı örneklerinden birini bugün ben yaşadım… Yıllardır, sahip olduğum “A sınıfı” motosiklet ehliyetiyle sorunsuz şekilde araç kullanıyorken, yenilediğim ehliyette bu “A2” sınıfına düşürüldü!!!


Gerekçe mi? “1993 yılında bu ehliyeti aldığında, yaşım bugünkü mevzuata göre, “A sınıfı” motosiklet ehliyeti almak için yeterli değilmiş!”…
Peki, o zaman sormak gerekiyor:
Hukuk geriye doğru işletildiğinde, ortaya çıkan bu tabloyu neyle açıklayacağız? Bugünün yasalarıyla dünün kazanılmış haklarını törpülemek, hukuk devleti anlayışının neresine sığar?
Ortaya konan bu saçma gerekçeye benim de cevabım çok net: “Ben bu ehliyeti aldığımda böyle bir yasa yoktu.”…
Gerçekten de meselenin özü tam burada yatıyor… Hukukun evrensel ilkelerinden biri, kazanılmış hakların korunmasıdır. Eğer bir kişi, yürürlükteki mevzuata uygun şekilde bir hak elde etmişse, bu hakkın sonradan çıkan düzenlemelerle geriye dönük olarak sınırlandırılması ciddi bir tartışma konusudur…
Rodop Ulaşım Direktörlüğü’ndeki (ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΤΑΦΟΡΩΝ ΡΟΔΟΠΗΣ) yetkilinin verdiği cevap ise durumu daha da vahim hale getiriyor: “Sen bugüne kadar, büyük silindir hacmine sahip motosikletleri yasa dışı kullanmışsın!”…
Bu ifade, sadece bireysel bir mağduriyeti değil, aynı zamanda sistemin kendi geçmiş uygulamalarını da tartışmaya açıyor! Eğer gerçekten yasa dışıysa, bu yıllar boyunca yapılan denetimlerin tamamı mı hatalıydı? Yoksa bugün mü yeni bir “yorum” icat edildi?
Bu noktada asıl belirsizlik ise şurada düğümleniyor: Bu uygulama Rodop ilindeki yerel bir yorum farkından mı kaynaklanıyor, yoksa gerçekten devlet düzeyinde alınmış ve hukukun temel ilkeleriyle çelişen bir düzenlemenin sonucu mu? Eğer bu bir yerel uygulama hatasıysa, derhal düzeltilmelidir!!! Eğer merkezi bir düzenlemenin sonucuysa, o zaman sorun çok daha derindir…
Bu mantık zincirini biraz daha ileri götürelim:
Eskiden 4 yıl olan üniversite bölümleri 5 yıla çıkarıldığında, eski mezunların diplomaları mı geçersiz sayıldı?
Ya da emeklilik yaşı yükseldi diye, daha önce emekli olanlardan maaş iadesi mi istendi?
Elbette hayır.
ÇÜNKÜ HUKUK, KEYFİ YORUMLARLA DEĞİL, İSTİKRAR VE GÜVEN İLKESİYLE AYAKTA DURUR… AKSİ HALDE, VATANDAŞ İÇİN HİÇBİR KAZANIMIN GARANTİSİ KALMAZ. BUGÜN EHLİYET KÜÇÜLÜR, YARIN BAŞKA BİR HAK…
Bu nedenle, ortada ciddi bir hak kaybı şüphesi bulunduğu açıktır. Yetkili kurumların bu durumu açıklığa kavuşturması artık bir zorunluluktur. Ayrıca, benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına savcıların da bu konuda harekete geçmesi ve gerekli incelemeleri başlatması gerekmektedir.
Sonuç olarak mesele sadece bir “A’dan A2’ye düşme” meselesi değil! Bu olay, kamu yönetiminde yorum farklarının vatandaşın hayatını nasıl doğrudan etkileyebileceğini gösteren küçük ama çarpıcı bir örnek…
Ve belki de en acısı:
Doğum günümde yaşadığım bu bürokratik sürpriz, kutlama pastamın tadını kaçırmaya yetti…
Şimdi kutlama bir yana, insanın aklında tek bir soru kalıyor:
“Yarın elimizde kalan haklar da ‘güncellenir’ mi?”

