Salı 22 Eylül 202619°CGümülcine

  • Ana Sayfa
  • Anasayfa
  • Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dinî özerkliği FUEN’den geçti!
Image

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dinî özerkliği FUEN’den geçti!

Helsinki’de düzenlenen FUEN 70. Kongresi’nde Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dinî özerkliği ve müftülük meselesi gündemin önemli başlıklarından biri oldu. ABTTF, BTAYTD ve DEB Partisi’nin ortaklaşa sunduğu karar kabul edilirken, Yunanistan’a Azınlığın kendi dinî liderlerini seçme hakkına saygı göstermesi, dinî özerkliğin yeniden tesis edilmesi ve devlet tarafından atanan müftü uygulamasına son verilmesi çağrısı yapıldı.

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın yıllardır gündeminde bulunan dinî özerklik ve müftülük meselesi, Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de gerçekleştirilen 70. yıllık kongresine taşındı.

17-20 Eylül 2026 tarihlerindeki kongreye Batı Trakya Türk Azınlığı adına Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) ve Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi temsilcileri katıldı.

Heyette ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, Başkan Yardımcıları Nabi İbrahimcik ve Mustafa Kasap ile Uluslararası İlişkiler Direktörü Melek Kırmacı, BTAYTD İnsan Hakları Uzmanı Dr. Pervin Hayrullah ve DEB Partisi’nden Avrupa Hür İttifakı (EFA) Genel Başkan Yardımcısı Kerem Abdurahimoğlu yer aldı.

Kongrenin üçüncü gününde gerçekleştirilen FUEN Delegeler Kurulu toplantısında ABTTF, BTAYTD ve DEB Partisi tarafından ortaklaşa sunulan “Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Dini Özerkliğine Süregelen Müdahale ve Din Özgürlüğü İhlalleri” başlıklı karar tasarısı delegelerin oyuna sunularak kabul edildi.

Kararda, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini statüsüne ilişkin hakların 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması’yla güvence altına alındığı savunularak, bu çerçevede Azınlığın kendi dinî liderleri olan müftüleri seçme ve dinî kurumlarını yönetme hakkına sahip olduğu belirtildi.

FUEN’in daha önce kabul ettiği kararlarda da Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dinî özerkliği ve kendi dinî liderlerini seçebilmesi yönünde Yunanistan’a çağrılar yaptığı görülüyor. Örneğin FUEN’in önceki bir kararında, Yunanistan’dan dinî özerkliğe saygı göstermesi ve Azınlığın kendi dinî liderlerini seçme hakkını güvence altına alması istenmişti.

Helsinki’de kabul edilen kararda, 1991’den itibaren müftülerin devlet tarafından atanması ve 4964/2022 sayılı yasayla müftülüklerin Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu hizmetleri şeklinde yapılandırılması eleştirildi.

Kararda ayrıca 2026 yılında Dimetoka’ya müftü atanması ile İskeçe ve Gümülcine’de yeni müftülerin belirlenmesine yönelik süreçlere dikkat çekildi. Kararı sunan kuruluşlar, söz konusu uygulamaların Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dinî özerkliği ve kendi dinî liderlerini belirleme hakkıyla bağdaşmadığını savundu.

FUEN’in geçmiş kararlarında da devlet tarafından müftü atanması meselesi gündeme getirilmiş; örgüt, Yunanistan’a Azınlığın seçtiği dini liderlere ilişkin taleplerini dikkate alma çağrısında bulunmuştu.

Kararda Yunanistan’daki Ortodoks, Katolik, Yahudi, Ermeni Apostolik ve Evanjelik dinî toplulukların kendi dinî liderlerini belirleyebildiği belirtilirken, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dinî kurumlarının devlet kontrolünde tutulduğu vurgulandı.

Bu durumun eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

Kararda ayrıca 11 Ekim 2024’te İskeçe Çınar Camii’nde cuma namazı sırasında yaşanan olaylara da yer verildi. Olayın ardından açılan davada dört Batı Trakya Türkünün 17 ay hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.

Kabul edilen kararda Yunanistan’dan, Batı Trakya Türk Azınlığı’na ülkedeki diğer dinî topluluklarla aynı dinî özerklik imkânlarının sağlanması ve Azınlığın kendi dinî liderlerini seçme hakkına saygı gösterilmesi istendi.

FUEN Delegeler Kurulu ayrıca devlet tarafından atanan müftü uygulamasının sona erdirilmesi, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dinî özerkliğinin yeniden tesis edilmesi ve dinî kurumlar ile dinî yaşama ilişkin konularda Azınlığın seçilmiş temsilcilerinin muhatap alınması çağrısında bulundu.

Finlandiya’daki İsveççe konuşan azınlığın temsil organı Folktinget’in ev sahipliğindeki kongrede yalnızca Batı Trakya meselesi ele alınmadı. Kamu yayıncılığında azınlık dillerinin kullanımı, sağlık ve sosyal hizmetlerde dil hakları ile azınlık dillerindeki dijital içeriklere sınır ötesi erişimde yaşanan sorunlar da tartışıldı.

FUEN bünyesindeki Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu (TAG) da Helsinki’de bir araya gelerek Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşayan Türk azınlık ve topluluklarının güncel meselelerini değerlendirdi.

Batı Trakya heyeti ayrıca İsveççe ilköğretim ve ortaöğretim eğitimi veren Mattlidens Okulu’na çalışma ziyaretinde bulunarak okulun eğitim modeli, müfredatı ve işleyişi hakkında bilgi aldı.

FUEN Delegeler Kurulu’nda Yunanistan’daki Türk toplumlarını ilgilendiren bir başka karar daha kabul edildi. Rodos, İstanköy ve On İki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ROİSDER) tarafından sunulan “Rodos ve İstanköy’deki Türk Azınlığın Haklarının Korunması” başlıklı karar tasarısı da kabul edildi.

Kararda Yunanistan’a, Rodos ve İstanköy Türklerinin etnik kimliklerini özgürce ifade edebilme ve örgütlenme haklarının tanınması, Türkçe-Yunanca eğitim verecek iki dilli okullara izin verilmesi, dini özerklik ve dinî liderlerin belirlenmesine ilişkin haklara saygı gösterilmesi çağrıları yer aldı.

Ayrıca vakıfların yönetimi, Türk kültürel mirasının ve tarihi eserlerin korunması konuları gündeme getirilirken, Yunan makamlarından adalardaki Türk toplumunun temsilcileriyle sorunların çözümüne yönelik diyalog kurulması istendi. FUEN’in daha önceki kongrelerinde de hem Batı Trakya Türk Azınlığı hem de Rodos ve İstanköy Türklerine ilişkin kararların gündeme geldiği görülüyor; 2024 karar listesinde her iki topluluğa ilişkin ayrı tasarılar yer almıştı.