Çarşamba 09 Eylül 202623°CGümülcine

Image

Kalbimde Kalan Bir Ses: Cafer Abi…

Bazı insanlar vardır; yoklukları bir boşluk değil, derin bir sessizlik bırakır! Cafer Hasan abim, işte o insanlardandı…

Onun anma programına, maalesef katılamadım. Yoğun iş temposu, buna izin vermedi. Ama insan bazen bedenen bir yerde olamaz, kalbi ise çoktan oradadır. O gün benim kalbim Almanya’daydı, kabri başında edilen duaların arasındaydı.

Cafer abiyle, her yaz Batı Trakya’da buluşur, uzun uzun, konuşurduk. Azınlığı, mücadeleyi, geçmişi ve geleceği… Sadece sohbet etmezdik; düşünürdük, tartışırdık, üretirdik. Onun bakışı, tecrübesi ve samimiyeti her zaman yol göstericiydi.

Gazeteye gönderdiği yazıları elden geçirirken aslında sadece bir metni düzeltmezdim; bir davanın, bir hafızanın satırlarına dokunurdum. O yazıların her birinde inanç vardı, mücadele vardı, Azınlık vardı, memleket sevdası vardı…

En büyük hayali, o yazıları bir kitapta toplamak, kalıcı kılmaktı. Her yaz gelişinde, özellikle de son iki yıldır, bunu hatırlatır: “Hadi artık… Ben 30 yaşında değilim Sezer’im! Dünyada, ölüm var…” derdi. Ne yazık ki bunu birlikte gerçekleştiremedik. Ama sözümüz yerde kalmadı! Yazılarını, geçtiğimiz Şubat ayında büyük oğlum Batuhan’ın da yardımı ile toparladık ve Cafer abimin oğlu Zafer’e, teslim ettik. Şimdi bu emaneti artık Zafer ve diğer aile fertleri taşıyor…

İnanıyorum ki o kitap basıldığında, sadece bir eser değil; Cafer abinin sesi yeniden hayat bulacak

Onun yokluğuna alışmak, benim için gerçekten zor. Hâlâ bir yerde, karşılaşacakmışız gibi geliyor… Ama bildiğim bir şey var: Güzel insanlar, gerçekten gitmez. Hatıralarda, satırlarda ve bıraktıkları izlerde yaşamaya devam eder

Seni özlüyorum Cafer abi…

Nurlar içinde uyu